DAVAYI KORUMAK GERÇEKLERİ GÖRMEKLE MÜMKÜNDÜR !

Kıyasıya bir yarışın içerisindeyiz dünden bugüne, bitiş çizgisinde hakkı muzaffer kılan.

Kutlu davamız, onurlu duruşumuz ve hak olanı hakkı ile ifâ etme noktasında gösterdiğimiz tavır, meydanı boş sanan devşirmelere gereken cevabı veriyor vermesine, lâkin yeterli değil. Bu dava kadimdir, bu yol dikenlidir biliriz.  Bu dava Elhamdülillah Müslümanım diyen her Mü’minin davasıdır.

Aslolan bu davaya ihlaslı bir şekilde gönül vermek ve bu uğurda doğabilecek tüm sıkıntılara göğüs gerebilmektir. Bu sebeptendir ki, dava uğruna tüm ağırlığı sırtlarına yüklemiş kardeşlerimizin ve büyüklerimizin yüküne ortak olmak ve bu yükü omuzlayarak yükü hafifletmek, bizlere düşen asli görevlerin başında yer alır kuşkusuz.
Gel gelelim ;

Kinleri ağızlarında biriken ve neredeyse öfkelerinden kinlerini kusacak zalimlerin, gözlerini şeytani hırs bürümüştür. Bu sebeple bir an olsun boş durmayan zihniyet yoksunları, fitne üretmekten iftira atmaktan bir türlü geri kalmıyor.
Günümüzde bu örnekler delilleriyle ve tüm çirkinliğiyle beraber tek tek arşivlerde mevcuttur.

Aklanmaya ve saklanmaya çalışılan, geçmiş zamanlarda yaşanan katliamları, başlatılan savaşları ve birçok gayr-ı meşru suçları gerçekleştiren zalimler hep birileri tarafından aklanmaya çalışıldı. Ne tuhaftır ki bu menfur olayların bir çoğunun faturası İslam’a ve Müslümanlara kesildi. Zerre suçu olmayan insanlar yok yere hapis yattı, işkence gördü ve asıldı. Ve şimdi tüm bu olaylar karşısında soruyorum.

‘’ Zalimler bu özgüven ve rahatlıkla zulüm yapmaya devam ederken  kim bizlerden sessiz kalmamızı bekleyebilir ki ? ‘’

Bir Gayr-ı Müslim düşünün ki yüz defa suç işlese, uluslararası arenada olay hemen ört bas edilir, konu kapatılır. Ancak aynı suçu bir Müslüman işlediği zaman o kadar abartılıyor ki resmen olağanüstü hal ilan ediliyor. İşte bizim kızdığımız nokta tam olarak bu. Adaletten, özgürlükten, haktan, hukuktan bahsedenler en büyük adaletsizliğin adına kalın harflerle imzalarını atıyorlar !

Öyle ya, dün düşman zihniyeti ne ise bugün de aynı. Değişen tek şey zaman ve sîmalar..Zihniyet aynı zihniyet.  Bu kirli ideolojiye sahip insanların takındıkları tutumların en acı vereni ise şüphesiz iftiraları ve kaos oluşturmak için yaydıkları fitnelerdir. Nasılsa ahiret inancı olmayan yahut ahiretin sonuçlarına dair inancını yitirmiş kimseler; iftiranın, fitnenin ne denli kötü bir iş olduğunu umursamadan ‘’ iftira tutmazsa iz bırakır ‘’ mantığıyla kirli oyunlarına devam etmekte ısrar ediyor.Biz hep deriz ya ‘’ Hasbinallahu veni’melvekîl ‘’Âli İmran / 173 ‘’Vekil olarak Allah yeter ‘’diye.  Kimse bilmese de, kimse duymasa da, kimse konuşmasa da  Allah biliyor ya bu bize yeter.


Bu haksız düzenin sağlanmaya çalışıldığı şu alem-i cihanda bize düşen, sabırlı ve dik duruşumuz ile  kirli oyunları bozmak; zalimlere, hainlere ve İslam düşmanlarına geçit vermemektir.

Günümüzde çok net görüyoruz ki ‘’ Düşmanımın düşmanı benim dostumdur ‘’ mantığıyla ilerleyenler tek bir çatı altında toplanmış ve önlerinde tek bir hedef belirlemişlerdir.

Örnek olarak güzel ülkemiz TÜRKİYE’den bahsedebiliriz biraz.

Türkiye’ye neden bu kadar saldırıyorlar ? Türkiye’nin yükselişini neden engellemeye çalışıyorlar ?

Yoksa korktukları bir şeyler mi var ki bu denli öfke kusuyorlar bizlere karşı.

Cevap çok basit aslında.  Korktukları şey başlarına geliyor ve gelecek de. İşte hazmedemedikleri nokta bu. Büyüyen ve gelişen bir İslam Ülkesini kabullenemiyorlar. Zulüm altında hakir görülen, ezilen ve öldürülen Müslümanların sesi olabilecek ve onlara sahip çıkıp onları uluslararası platformlarda temsil edebilecek bir ülkenin daha fazla kendilerini engellemesini istemiyorlar. Nasılsa her şey kendi kontrollerinde gül gülistan devam ediyordu öyle değil mi ? Nasılsa istedikleri gibi yön veriyorlardı insanlara. Fakat  işlerin planladıkları gibi yürümediğini anlayan, uyuyan yada uyutulan birilerinin dirilip bu ülkeyi şaha kaldırmasını tahmin etmeyenler bugün birer birer hesap veriyor, vermeye de devam edeceklerdir.

Dün birbirine karşı düşman olup birbirlerini boğazlayanlar, bugün ortak düşmanları Türkiye olduğu için aynı safta bir olup top yekün ülkemize saldırıyorlar.

Düşmanını bildikten, tanıdıktan sonra önlemini ona göre alırsın.

Asıl sorun, düşman senin otağında ise ne yapacağındır. Aynı ülke sınırları içerisinde aynı havayı soluduğumuz fakat ülkesine karşı gizli düşmanlık besleyen bazı zihin yoksunları ülkesini Avrupa ülkerineşikâyet eder, Avrupa’daki bürokratlar ile görüşür kısacası bizim düşmanlarımızdan medet umar. Bir ülke düşününki o ülkenin bir takım bürokratları ve bir kesim halkı ülkesinin bu zorlu günlerinde yanında değil de karşı tarafında yer alıyor. Ne acı ve ne hazin bir tablo.


Biz gençler olarak, bu ülkenin hak yolunda daima devam etmesi, daima mazlumun yanında zalimin karşısında durması için elimizden ve yüreğimizden ne gerekiyorsa bunun yapılacağını herkesin bilmesini istiyoruz. Eminim ki bu dava uğruna nice kardeşlerim benimle aynı fikirdedir. Çünkü bizi bir arada tutan inancımızdır, Allah’a olan bağlılığımızdır. Ve bizler inancımıza ve vatanımıza gölge düşürecek en ufak müdahaleye dahi izin vermeyiz, müsamaha göstermeyiz.

Son olarak;

Şer odakların fitne tuzaklarına gelmeyelim.

Kimse Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Arap vs. gibi etnik kökeni ile övünmesin.
Ve sırf bu yüzden karşı etnik kökene bir Müslümana yakışmayacağı şekilde kin gütmesin.
Yıllardır böyle fitneler yayarak bizleri birbirimize düşman ettiler.
Allah’a şükür artık eski Türkiye’nin izleri birer birer kapanıyor, kapanmaya da devam edecek.
Artık pek çok kimse oynanan tüm oyunların farkında.
Tek isteğimiz, oyunların farkına varamayan insanlara ulaşmak ve hakikatleri bir bir anlatmak.
Allah iç ve dış düşmanlara karşı ülkemizi, birliğimizi ve beraberliğimizi korusun.
Allah, hepinizden razı olsun.
EsselamûAleyküm

www.acikve.net

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net


Bir cevap yazın