DAEŞ ÜZERİNDEN YALANLAR !

Daeş, Işid, Isıs. Vs !
Hepsi aynı fitne kapısına çıkıyor anlayacağınız !
Bu terör örgütünü kuranlar, yıllardan beri amaçları belli olan, dünya için tehlike arz eden sözde barış ve demokrasi sahibi ülkelerinden başkaları değildir şüphesiz. Asıl trajikomik olan ise ülkemizi bu kurdukları terör örgütüne destek vermekle itham ediyorlar. Yersen tabi.
Daeş’i vurup, perperişan ettiğimiz zaman aynı sözleri tekrarlıyorlar mı peki ? Tekrarlamazlar değil mi !
Oyun büyük, gözlerimizi açmamız lazım. Perdenin görünen kısmından çok görünmeyen kısmı önemli.
Gelelim Kanlı Terör Örgütü DAEŞ’in sinsi planları ve yalanlarından birkaç tanesine ..

Son yıllarda, ulusal ve uluslararası medyada Türkiye’nin Suriye’de özellikle YPG/PYD tehdidine karşı IŞİD’i desteklediği sık sık gündeme getirildi. Bu iddialar, Eylül 2014’te IŞİD’in YPG/PYD’nin kontrolünde bulunan Kobane’yi kuşatmasıyla Türkiye aleyhinde uluslararası bir kampanyaya dönüştü. Bu kampanyaya 30 Eylül 2015’te hava harekatına başlayarak Suriye’deki iç savaşa müdahil olan ve muhalifleri bombalayarak Türkiye’yle karşı karşıya gelmiş bulunan Rusya da dahil oldu.

Rusya Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova kamuoyuna birçok kez ellerinde Türkiye’nin IŞİD’i desteklediğine dair belgelerinolduğunu ilan etti. Ulusal medyada da bu kampanyaya destek veren birçok haber yapıldı. Paralel yapıya yakın medya kuruluşlarından olan Bugün Gazetesi’nde, Suriye sınırındaki Akçakale Gümrük Kapısı’ndan IŞİD’e silah yapımında kullanılan malzeme sevkiyatı yapıldığı iddia edildi. Birgün Gazetesi’nde de IŞİD’li teröristlerin rahatça Türkiye’ye girip çıktıkları ve yaralıların devlet hastanesinde tedavi oldukları iddiası ortaya atıldı. Benzer şekilde CHP milletvekili Eren Erdem, Rus devletine ait RT kanalına verdiği röportajda, IŞİD’e Türkiye’den kimyasal silah olarak kullanılan sarin gazı verildiğini iddia etti. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise hükümetin IŞİD’le mücadele etmediğini, tek bir IŞİD’linin bile kelepçelenerek gözaltına alınmadığını iddia etti.

Ancak Türkiye’nin IŞİD’i desteklediği veya göz yumduğuna ilişkin tüm bu iddialar herhangi bir somut delile dayanmadığı gibi, mevcut olgular iddiaların tam tersini ortaya koymaktadır.Türkiye, 10 Ekim 2013’te Bakanlar Kurulu kararıyla IŞİD’i terör örgütü olarak tanımıştır. 25 Kasım 2015’te Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yaptığı konuşmasında IŞİD’le bağlantısı sebebiyle 3000 kişinin gözaltına alındığını, 800 kişinin ise tutuklu olduğunu belirtmiştir. Daha sonra Türkiye, IŞİD’e karşı uluslararası koalisyona katılmış ve askeri ve ekonomik olarak örgütle mücadele etmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri 24 Temmuz 2015 tarihinde Diyarbakır’dan kalkan üç F-16 uçağı ile Suriye’de IŞİD hedeflerine yönelik bir hava operasyonu gerçekleştirerek IŞİD’i bombalamıştır. Türkiye aynı zamanda ABD Hava Kuvvetleri’nin IŞİD’e hava saldırısı yapabilmesi için İncirlik ve Diyarbakır üslerinin kullanılmasına izin vermiştir. 11 Mayıs 2016’da Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Türkiye’nin 2013 yılından beri IŞİD’i terör örgütü olarak tanıdığını ve o zamandan beri terörist muamelesi yaptığının altını çizerek Suriye ve Irak’ta TSK tarafından yaklaşık 1300 IŞİD mensubu teröristin etkisiz hale getirildiğini ve çok sayıda silah, roket, mevzi ve aracın imha edildiğini belirtmiştir.Tüm bu veriler, Türkiye’nin bir terör örgütü olan IŞİD’le mücadele ettiğini, hatta uluslararası koalisyonda bulunan birçok ülkeye nazaran çok daha fazla sıcak çatışmaya girdiğini ve sorumluluk üstlendiğini açıkça göstermektedir. 

Yararlanılan kaynaklar ;
www.gununyalanlari.com

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 

Bir cevap yazın