ÇİFTÇİLER İÇİN TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER

 

DAHA FAZLA OTOMASYON

Gelecekte çiftlikrimizi robotlara ve insansız hava araçlarını teslim edeceğiz.Hatta şimdiden yapmaya başladık bile.

Geleceğin çiftçisi , önündeki ekrana bakıp sürücüsüz traktörünü izlerken, bir yandan da toprağın 100 cm. derinliğine dek uzanan algılayıcılar sayesinde toprak ve ürün kalitesini düşürmeden üretim yapmaya devam edebilir . Algılayıcıları bağlanmış mini hava durumu istasyonusa rüzgar, yağmur,nem ve sıcaklık bilgilerini an be an aktarıyor olacak.Çiftçi , ikinci bir ekranla birkaç yüz inekten oluşan kalabalık sürüsünün tüketdiği otları, süt randımanlı ve vücut ağırlıklarının ya da konumlarını daha kontrol edebilir . Hatta boyunlarındaki algılayıcılar sayesinde hastalık belirtisi olabilecek normal dışı davranışları da izleyebiliyor olacak.

Tarımda otomasyonun ilk örnekleri ABD ve Avrupa’da görülmeye başlandı.Örneğin insansız hava araçları arazinin haritasını çıkarıp incelemesi kolay bir veri olarak çiftçilerin işini kolaylaştırıyor. Bir bilgisayara bağlı olan bu sistem hava durumu uygulamaları ile güçlendirildiğinde su , tarım ilaçları ve gübre ihtiyacı her bir metrekare için ayrı ayrı ölçülebildiğinden , sadece ihtiyaç duyulan kısımlarda uygulama yapılıp ,aşırı su , ilaç ve gübre kullanımı önlenmiş oluyor . Sonuçta her bir metre karede iki ürünün kalitesi ve verimi de hesaplarına bildiği için toprağın hangi bölümlerinin daha iyi ürün verdiği , bunu hangi koşullar altında yaptığı gibi verilerde kayda geçirilmiş oluyor.

 

Çiftlik robotları gitgide daha karmaşık ve zorlu görevleri yerine getirebilmeye başladı. Örneğin şimdiden çapalama yapabilenlerine rastlamak mümkün. Carnegie Mellon Üniversitesi Robotik Enstitüsü’nün ,çiftçilerin daha fazla ve daha kaliteli ürün elde edebilmesi için başlattığı FarmView adlı projede tarımda otomasyon uygulamalarının geliştirilmesi için önemli veriler sunuyor . Bitki bilimciler ve tarım uzmanları ile çalışan araştırmacılar; otonom robotlar ,insansız hava ya da yer araçları ve sabit algılayıcılar gibi teknolojileri kullanıp , ürünlerini verimi ve kalitesini artırmaya yönelik veri topluyor. Yapayzeka ile öğrenme yöntemini kullanan, yani kendi kendine öğrenebilen bu sistem verileri analiz edip daha küçük alanlarda daha fazla ürün elde edilebilmesi için gereken koşulları belirleyebiliyor. Carnegie araştırmacılarının geliştirdiği teknolojiler hem dikey tarımda ve sıralarda hemde geleneksel çiftliklerde kullanılabilecek. Proje yöneticilerinden George Kantor,”Şu anda uyguladığımız üretim yöntemleri doğal kaynaklara bağımlı doğal kaynaklarımız var oldukça bunu sürdürebiliriz .Bu sırada ürettiğimiz gıdanın sadece kalitesini değil , miktarını da artırmak zorundayız. Doğal kaynaklarımız sınırsızmış gibi davranmak son derece yanlış . Teknoloji ile güçlendirilmiş yöntemleri başvururken onlara duyulan ihtiyacı azaltmayı da hedeflemeliyiz diyor.

 

Farm View projesinde , kamerasıyla topladığı görsel verileri kayda geçirip ürünleri yılın farklı zamanlarında analiz edebilen ve lazer tarayıcısını kullanarak bitkilerin fiziksel durumunu ölçebilen robotlar da kullanılıyor .Kendi kendine öğrenebilen akıllı sistemde iletişim halinde olan robotlar topraktaki değişimleri de kayda geçirip ,çiftçi tarafından takip edilebilen anlamlı verilen üretiyor. Bunları çiftçiye bildirmenin yanısıra örneğin Yaprakların budanması gerekiyorsa tarlada bekleyen robotu devreye sokarak budama işlemini ona yaptırıyor .İnsansız hava araçları ve algılayıcılar dan oluşan ağda bu sırada kendi görevini yerine getirerek makro ölçekli değerlendirmeler yapmaya devam ediyor . Kantor , ABD den yedi üniversiteyi daha bünyesine dahil edip eski etki alanını genişleten proje için oldukça umutlu ; “şimdi bu teknolojileri daha geniş ölçekli soruları çözmek için kullanmaya başlayacağız “.

 

FarmViow projesi Carnegie Mellon Üniversitesi’nin yürüttüğü projede Birgül kamerası iyi kamerası ile topladığı verileri kayda geçirip biri lazer aracılığıyla bitkilerin fiziksel durumunu ölçebilen otonom robotlar kullanılıyor.


Bir cevap yazın