ÇAYIN KEŞFİ

 

Yeryüzünün en eski içeceklerinden birisi olan çayın doğum hikayesi ile ilgili efsanevi bir anlatım ve mit bulunmaktadır. Bu mite göre çayın icadı bir kaza eseri olmuştur. Çin'deki efsaneye göre çayın hikayesi M.Ö 2737 yılında başlamaktadır.

 

Yetenekli bir hükümdar ve bilim insanı olan Çin İmparatoru Shen Nung sıcak suyun sağlığına iyi geldiğine inanmak da ve bir seyahat esnasında rüzgarlı bir havada kendisine sıcak su hazırlamaktadır. Çevreden gelen ve suyun içine düşen çay yapraklarının etrafa yaydığı muhteşem kokunun farkına varan Shen Nung tadına bakar ve lezzetine hayran kalır. Pen Tsao isimli şifalı bitkiler kitabı bulunan ve şifalı bitkiler konusunda bir hayli bilgi sahibi olan hükümdar, bu karışımın kendisini tazelendirdiğini ve dinlen dirdiğini ifade etmiştir. Bir tesadüf eseri keşfettiği bu muhteşem içeceği ve yapraklarını araştırmaya başlayan hükümdar, çoğu araştırmacıya göre çayı kaza ile keşfeden insandır.

Efsane ne olursa olsun, çayın orijinal kökenini izlemek bir hayli zor, fakat bir kısım tarihçi ile birlikte, dönemin seyyah ve tacirlerine ait yazımlar çayın orijinal menşeinin Güneybatı Çin, Tibet ve Kuzey Hindistan bölgeleri olduğu konusunda hemfikir. Şimdi tüccarların yazıtlarının büyük bir kısmında yer alan ifadeler de, bu bölgelerde gezen ve ticaret yapan tüccarlar, insanların çay yaprakları çiğnediği ile ilgili bilgiler aktarmaktadırlar.

 

Hemen hemen her içeceğin ve keyif verici maddenin yaygınlaşması zaman zaman medikal amaçlı kullanım vesilesi ile gerçekleşmiştir. Kahve, kola ve hatta kokainin etken maddesi Koka bitkisi bile zamanın medikal şartları ve ihtiyaçları doğrultusunda popülerleşmiştir. Çayın erken tarihinde de medikal kullanıma bağlı olarak yaygınlaşması ile karşı karşıya kalıyoruz. Çayın sindirim sistemi ile ilgili rahatsızlıklar da kullanımı, yorgunluk ve halsizlik üzerine kullanımı ve göz hastalıklarında kullanıldığı bilinmektedir.

Çay yapraklarının göz rahatsızlıkları için kullanıldığı dönem ile ilgili bir mit Hint tarihinde de karşımıza çıkmaktadır. M.S 520 yılında Zen
Budacılığının atası olarak kabul edilen Hintli Aziz Bodhicharma, öğretisini yaymak ve geliştirmek için Çin'e gitmiştir. Bazı Zen ilkelerini kanıtlamak için meditasyon yaparak 9 yıl uyumayacağını söyleyen Bodhidharma meditasyonun sonlarına doğru uykuya dalmıştır. Uyandığında çok sinirlenen aziz Bodhidharma orada göz kapaklarını kesmiş ve yere atmıştır. Kutsallığın kanıtı olarak göz kapaklarının yere düştüğü yerde çay bitkileri yetişmiştir. Özellikle doğuda vücudun herhangi bir uzvuna benzeyen meyvenin vücudun o huzuruna iyi geldiği ile ilgili inanış birçok hikayede karşımıza çıkar. Göz şekline benzetilen çay yapraklarının bulunması ile elde edilen buharın göz iltihapları gibi hastalıklarda geçmişten beri kullanıldığı bilinmektedir.

Medikal kullanımından içecek olarak kullanıma geçişi ve bir içecek olarak çayın popülaritesinin artması Çin'deki Tang hanedanı dönemine denk gelmektedir. Bu dönemde çayın içindeki tüketimi o denli yaygınlaşır ki, çay fiyatları artar ve Çin yönetimi çay vergisini yükseltir. Toplumun tüm katmanlarında, her seviyeden insanının tükettiği bu içecek çok geçmeden Çin'in ulusal içeceği ilan edilerek onurlandırılır. Çayı çok seven Çinliler bu dönemde içeceklerini tabakalama yöntemi ile ya da sıcak suya rendeleyerek içerler. Çay'ın Japon topraklarındaki macerası ise yine Tang hanedanı dönemine denk gelir. Nara ve Heian dönemlerinde pek çok elçi Tang hanedanına gönderilmiştir. Çin ile ilişkilerin geliştirilmesi için sosyal ve ekonomik işbirliği içinde olmak isteyen Japon heyetine Saicho ve Eichu gibi Budist rahiplerde katılır. Bu yolculuk esnasında çay tohumlarını yanında Japonya'ya getiren rahipler Japonya'da çay yetiştiriciliğinin ataları olarak kabul edilir.

Japonya'da çay o kadar benimsenir ki en üst düzey davetlerde çay ikram edilmeye başlanır. Bu içeceğin Japonya'da yarattığı popüleritenin farkında olan Budist bir rahip olan Eisai, Çin'den Kyoto'ya yeni çay tohumları getirmiştir. Eisai bu seyahatinden yaklaşık 20 yıl sonra Kissa Yojoki (Çay ile Sağlıklı Kalmak) isimli bir kitap çıkarmıştır. Ortaçağ tarihçisi Azuma Kagami'ye göre rahip bu kitabı alkoliklikten muzdarip olan Shogun'a hediye olarak yollamıştır.

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 

Bir cevap yazın