ÇAY VE AMERİKAN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ

Çay ilk olarak 17. yüzyılda New Amsterdam’a (New York’un eski adı) yerleşen Hollanda kolonileri sayesinde Amerika’ya geldi.

Giderek yaygınlaşan çay tüketimi sadece İngiliz yönetiminin değil Hindistan’dan Amerika’ya gemiler ile sevkiyat yapan ve bölgede çay ticaretini tekel olarak götüren Doğu Hindistan Şirketi’nin de iştahını kabartıyordu.

Doğu Hindistan Şirketi’nin başarısız maliye politikasındaki dengesizlikleri koloniler üzerindeki vergiler ile dengelemeye çalışması ve halkın temel tüketim malzemelerinden biri haline gelmiş çay için konulan ağır vergiler bugün tarih kitapları Amerikan bağımsızlığına giden ilk adım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı kaynaklar İngiltere’ye karşı bağımsızlık hareketi olan “Sons of Liberty ‘nin” zaten kurulmuş olduğunu, Kuzey Amerikalı Britanya kolonilerinin bağımsızlığının kaçınılmaz son olduğunu söyleseler de çay tepkisinin bu süreci hızlandırdığı tartışılmaz bir gerçektir. Ulusal birliği hızlandıran bir hadise olarak Boston çay partisi tarihin sayfalarına kazınmıştır.

 

 

1773 yılında Doğu Hindistan Şirketi’ne ait dört adet çay gemisi Boston’a ulaşır, gelen çaylar tepki olarak gemiden indirilmez ve İngiltere’ye geri gönderilirler. Ardından bu gemiler yeniden Amerika’ya geri gönderirler. Boston limanına gelen gemiler için arabuluculuk çalışmaları sonuç vermez. Amerika’nın temeline yapılan ve genellikle hakaret olarak algılanan bu olayın cezasını kesmeye karar veren Sons of Liberty ‘nin 100’ den fazla üyesi Kızılderili kıyafetleri giyerek gemilere saldırır ve gemilerdeki tüm çayları denize boşaltır. Maddi zarar çok büyüktür. Bu hareketin önderlerinden eski Massachusetts valisi ve Özgürlük Bildirisinde imzası bulunan Samuel Adams bugün Amerikalılar tarafından hala bir halk kahramanı olarak görülmektedir.

Çayları denize dökülen ve döneme göre çok büyük maddi zararı bulunan İngiliz hükümeti Boston Limanını tamamen kapatır. Amerikalı kolonilerde bu duruma tepki olarak hiçbir malı ülkeye sokmama kararı alır. Üstelik bu olaylar karşısında diğer kolonilerinde özgürlük düşüncesine olan desteği doruğa ulaşmıştır.

Tüm bu yaşananların ardından tarihin akışı değişir ve yepyeni bir ulus karşımıza çıkmıştır. 5 Eylül 1774 yılında aralarında George Washington ve Benjamin Franklin gibi isimlerin de bulunduğu bir Amerikan kongresi yapılır. Kongreye birçok yazar ve eyalet temsilcisi katılmıştır. Kongrede, konelilerin kendilerine ait karar verme yetkilerinin ve vergilendirme usullerinin sadece kendi koyabilecekleri yasalar ile mümkün olabileceğine dair karar alınmıştır.10 Mayıs 1776 yılında Philadelphia’da toplanan ikinci bir kongrede taraflar anlaşarak 4 Temmuz 1776 yılında Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’ni yayınlarlar. Dönemin en güçlü donanmasına sahip İngiltere, savaşta kolonililere karşı başarılı olamamış ve Fransa’nın kolonileri olan desteğine engel olamamıştır. Neticede, 3 Eylül 1783 tarihinde imzalanan Paris Barış antlaşması ile Amerika Birleşik Devletlerinin bağımsızlığı resmen kabul edilmiştir. Boston Çay Partisi ile doruğa ulaşan Amerikan Bağımsızlık duygusu, bağımsız bir devlet ortaya çıkartmayı başarabilmiştir.

1825 yılına gelindiğinde Amerikalı tüccarlar çay ticaretini daha hızlı yapabilmek için üç direkli Clipper gemileri sipariş ederler ve Çin ile Amerika arasındaki çay ticaretini kendileri yapmaya başlarlar. Amerika, çok geçmeden dünyanın en büyük çay ithalatçısı konumuna gelmiştir. 1908 yılına gelindiğinde ise Amerikalı çay tüccarı Thomas Sullivan çayı Çin ipeğinden yapılma küçük poşetlere koyarak satmaya başlar. Bu günümüzde hala kullandığımız poşet çayın ilk ticari takdim şeklidir. 1990’lı yıllarda ise Amerikalılar çayın 1 diğer ticari takdim şekli olan soğuk çayı piyasaya sunar. Pazarlama konusunda dünyanın en başarılı ülkelerinden biri olan Amerika, çayın farklı ticari sunum şekilleri ile günümüzde de pazarın hakim ülkelerindendir.

 

Www.instagram.com/acikvnet

Www.twitter.com/acikve_net

 


Bir cevap yazın