BULUTTAKİ YAPAY ZEKA

NEDEN ÖNEMLİ?

Yapay zeka teknolojisinin maliyetini düşürüp kullanımını kolaylaştırıyor, böylece büyük şirketlerin tekelinden çıkarıp dileyen herkesin kullanabileceği bir platform yaratıyor.

OLUMSUZ TARAFI

Bu gelişme yapay zeka çalışmalarına muazzam oranda hız kazandıracağı için öngörülemeyen riskler doğurabilir.

NE YAPILDI?

Artık hepimizin aşina olduğu bulut bilişim teknolojisi, verilerimizin sanal bir depoda korunmasını sağlıyor. Kaydetmek istediğimiz dosyalar için internet tabanlı bir bulut hizmeti  kullanmaya başlayınca,bunları diğer kullanıcılarla da  kolayca paylaşabilir hale geldik. Bulut terimi, verilerimizin saklanıp korunduğu konumu işaret ediyor. İnternete bağlanabilen herhangi bir cihazla buluttaki dosyalara erişim sağlamak mümkün. Sunduğu kullanım kolaylığının yanı sıra “büyük verinin” de internet üzerinde depolanmasına yardımcı oluyor.Bu olağanüstü büyüklükteki verilerin erişilebilir hale gelmesiyle hem kişisel bilgisayarların yükünü azalttık hem de herkese açık dev bir kütüphane yarattık.Bulutta bir bilgisayarın işleyemeyeceği büyüklükteki bir veri depolanabildiği için bilişim sınırları da aşılmış oldu.ve Artık yapay zeka algoritmaları da buluta da taşınmaya başladı. Google, Amazon, Baidu, Microsoft ve IBM gibi büyük şirketlerin önderliğinde gelişen yapay zeka sistemleri anlaşılması zor,son derece maliyetli, uygulanabilir olmaktan uzak, sadece gelişimlerine tanıklık edilip uzaktan izlenebilen bir teknolojiye dönüştü.Bunun farkında olan geliştiriciler geçtiğimiz yıl yarattıkları yapay zeka uygulamaları buluta da yüklemeye başladı.Algoritmaları eğitmek ve kendi kendilerine öğrenmeleri sağlamak için muazzam bir uygulama gücü kullanılması gerekiyor.Makinelerin kendi kendilerine öğrenmelerini sağlayan bu araçların buluta yüklenmesi, yapay zeka teknolojisinin geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak.

Amazon’un AWS Bulut atılımıyla öncülük ettiği bu yeni girişim, diğer devlerin de atağa geçerek kendi sistemlerini buluta transfer etmeleriyle hız kazanmaya devam ediyor.Google’ın Cloud AutoML adlı sistemide halihazırda eğitilmiş uygulamaların buluta taşınmasıyla, kullanımı kolay bir yapay zekaya erişim hakkı sunmuş oldu.Microsoft ise kendi yapay zekası Azure’u, Amazon’la gerçekleştirdiği iş birliğiyle geliştirip Gluon’u yarattı.Gluon’un amacı,”derin öğrenme” teknolojisini herkese açan bir kütüphane gibi çalışıp,dijital sınır ağlarının kullanımını akıllı telefon uygulamaları kadar kolaylaştırmak. Özetle artık açık kaynaklı bu yapay zeka yazılımları sayesinde kendi kendine öğrenebilen yeni yapay zeka uygulamaları  da ortaya çıkmaya başlayacak. Buluttaki yapay zeka,bu alandaki gelişimi hızlandırıp bir sonraki büyük atılımın yapılabilmesi için  yepyeni bir fırsat sunuyor.Ancak bu teknoloji öyle yeni ki henüz uzmanlar bile bununla neler başarabileceği net öngörülere sahip değil.Google’ın bulut yapay zeka yöneticilerinden Fei-Fei Li, “Önceden eğitilmiş,kendi kendine öğrenebilen modelleri, uygulama proglamlama ara yüzleriyle kullanıma açarak belirli görevleri yerine getirebilen bir yapay zeka teknolojisi sunmuş olduk.Ancak yapay zekayı herkes tarafından kullanılabilir duruma getirmek için hala çok uzun bir yolumuz var.”diyor.

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 


Bir cevap yazın