Beyninizi Aç Bırakın

İngiliz bilim adamlarının yapmış olduğu deneylerde “ghrelin” denilen açlık hormonunun, beyin hücrelerine vermiş olduğu tepki ölçüldü. Bu açlık hormonunun birçok hastalıkta etkili olduğu görüldü.

Parkinson hastalığında açlık deneyi yapılarak parkinsonlu hastaların olumlu yanıtlar verdiği İzlenildi ve birçok üniversitede örneğin Yale Üniversitesi’nin Tıp Fakültesinde 2006 yılında Nature Neuroscience ‘ta yayınlanan çalışmada parkinsona etkisi olduğu anlaşıldı . Ayrıca aç olan insanlar üzerinde yapılan deneyler de bağışıklık sistemini de olumlu etkilediği anlaşıldı. Bilim adamlarının bu araştırmaları sonunda, Allah’ ın farz olarak kıldığı oruç ibadetinin hikmetini dile getirmemek mümkün değil elbette.

Bir Hadis-i Şerif ‘de,
“Oruç tutunuz ki, madden ve manen sihhat bulasınız!” (Heysemi) buyuruluyor. Bu hadis den de anlaşılacağı gibi Allah’ın emrettiği şeyleri bilimin onaylamış olduğunu, bilim adamlarının açıklamalarında görüyoruz.

Diğer bir araştırmada, bilim adamlarının dalak, kemik ve iliklerinde kanser bulunan, fareler üzerinde yapmış oldukları deneyde farelerin uzun süre yaşadıklarını ve T hücrelerinin sayısının arttığını açığa çıkardılar. Yapılan bu araştırmada ise aç kalınarak kanser hastalığına şifa bulunabileceğini California Üniversitesi’nde Prof. Valter Longo‘nun yaptığı deneyler sonucunda, aç İnsanların kemoterapi toksinlerin den korunduğunu anladılar.

Yapılan diğer bir araştırmada ise en çok çocuklarda görülen Lösemi hastalarının ” açlık orucu” adı verilen, tedavi yöntemi ile çabuk iyileşmeleri yönünde katkı sağladığı görüldü.

Teksas Southwestern Üniversitesi Tıp merkezinden Doçent Chengcheng Zhang ve ekibi kanserli farelerde, iki aylık bir deney sonucunda farelerin kemiklerinde, iliklerinde ve dalaklarında bulunan kanserli olan bölgelerinin hiçbir yerinde kanserin bulunmadığını tespit ettiler deneyden önce farelerin testinde hücrelerinde yaklaşık % 68 kanser olduğu saptanmıştır. Peki bütün bunlar dan ve bilim adamlarının da yapmış olduğu bu açıklamalardan şunu anlayabilirmiyiz. Allahu Teala kuluna hiçbir zaman zarar veren bir şeyi yapmasını emretmez. Bundan dolayıdır ki bize orucu emretmiş ve biz bilim adamlarının bu açıklamaları karşılığında, orucun vücudumuza ne kadar çok faydalı olduğunu görüp anlayabiliyoruz.

Kur’an’ı Kerim‘de orucun takvaya erme aracı olarak anılması, orucun esas amacını ortaya koymaktadır. Bu amaç, kişinin, en başta kendi şahsına karşı olmak üzere, yakın ve uzak çevresine, sosyal ve doğal çevreye ve yüce Allah’a karşı sorumluluğunun bilincine ermesidir. Oruç, bu bilincin kazandırılmasında bir vasıta olmak üzere emredilmiştir. Bu amaç doğrultusunda tutulan orucun kişiyi söz konusu hedefe ulaştıracağı göz önüne alındığı takdirde oruç ibadetinin önemi daha iyi anlaşılır. Bununla birlikte orucun hikmetleri de araştırılır ve öğrenilmeye çalışılır. Nitekim bu konular üzerinde araştırma yapan ve düşünen bilim adamları orucun, sosyal, ahlaki ve sağlık yönünden de birçok yararlarını dile getirmişlerdir ve bunu, yukarıdaki paylaştığım yazımdan da anlaşılacağı üzere, orucun bize katmış olduğu şeyleri, çok net anlayabiliyoruz.

” Ey iman eden kullarım! Şüphesiz benim yarattığım yeryüzü geniştir. O halde yalnız bana kulluk edin. ”
Ankebut /56

“İlim ve hikmet müminin yitik malı gibidir. Onu nerede bulursa alır.”

Tilmizi

 

www.acikve.net
www.instagram.com/acikvnet
www.twitter.com/acikve_net
www.facebokk.com/acikvenetinternet


Bir cevap yazın