BEYİNLE İLGİLİ 5 EFSANE

Bazı doğru bilinen yanlışlar sosyal medyada sabah kahvesi kadar çok paylaşılıyor. Filozof Elena Pasquinelli, şehir efsanelerini ve işin aslını anlatıyor.

1-Beynimizin sadece yüzde 10’unu
kullanıyoruz.

“Bu, beyinle ilgili en meşhur, en eski ve en esrarengiz efsanedir. Ama beyni görsel tekniklerle inceleyebildiğimizden beri organın tamamını kullandığımız su götürmez bir gerçek. Zaten farklı eylemler esnasında ekranda bunu somut olarak görebiliyoruz.”

2-Sağ beyin miyiz, sol beyin mi?

“Başka bir efsane de beynimizin bir tarafının düşüncelerimizi, kişiliğimizi veya öğrenim bozukluklarımızı kontrol ettiği. Bazı eylemler bir tarafta daha çok gerçekleşse de ikisinin arasında mutlak bir bağlantı var. Beynin bir tarafı tek başına veya diğerinden bağımsız olarak çalışmaz.”

3-Erkek beyni kadın beyninden farklıdır.

“Tıpkı diğer organlar veya onların boyutları gibi anatomik olarak kadın beyni ve erkek beyni farklılık gösterebilir. Yeni ve tartışılan bir araştırma, erkek beyninin her iki tarafının ortasında yer alan bağlantıların, kadın beyninin orta bölümünde daha çok olduğunu ortaya koydu. Resmi olmayan bu sonuçların sadece istatistiksel olduğunun altını çizmekte fayda var. Dolayısıyla bütün kadınlar veya erkekler, aynı beyne veya bağlantı şemasına sahip değiller.” Konusu açılmışken erkeklerin Mars’tan, kadınlarınsa Venüs’ten gelmediklerini de belirtelim istedik.

4-Nöroplastisite sayesinde her şey mümkün!

“Beyin, yaşadığı deneyimlere adapte olabilen ve onların sonucunda değişebilen bir organımız. Diğer yandan nöroplastisite sınırsız hatta kesin bile değil: Tam tersine, henüz bulgular kısıtlı ve tartışmalı. Öğrenmenin yaşı olmadığı ve her eylemin bize bir şey öğrettiğine dair olumlu mesajlar yanlış değil ama biraz abartılmış veya yanlış anlaşılmış olabilirler.”

5-Beyin egzersizleri sayesinde beyin kası geliştirebiliriz.

“Hafıza egzersizlerinin, bilgiyi hızlıca işlemenin ve dikkati yoğunlaştırmanın, antrenman yaptığımız konuda bizi geliştirdiğini düşünürüz. Bir konuyla ilgili egzersiz yapmak bizi o konuda geliştirir ama sonuçlarını genelde antrenman bittikten kısa bir süre sonra ölçeriz. Yani kalıcı olup olmadıkları aslında bilinmiyor. Diğer yandan olumlu bir sonucun, plasebo sonucuna eşdeğer olmadığını belirtmekte fayda var.”


Bir cevap yazın