Besmele nedir? Besmele ile ilgili sünnetler, hadisler

Besmele

Her Hayrın Anahtarı

Kur'ân-ı Kerîm'de bir peygamberin bir kraliçeye yazdığı mektubu anlatan muhteşem bir kıssa vardır ve bu kıssada besmelenin kadim tarihine dair önemli bilgiler yer alır. Kıssa özetle şöyledir:

“Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan oluşan muazzam bir ordu, büyük bir düzen ve disiplin içinde yola koyulmuşlardı. Karınca vadisini henüz geçmişlerdi ki, ordunun kudretli komutanı Hz. Süleyman, Hüdhüd isimli kuşun orada bulunamadığını fark etti. “Hüdhüd’ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mi karıştı?” diye sordu etrafındakilere. Ancak kimse onun nerede olduğunu bilmiyordu. Kendisine haber vermeden uzaklaşan bu kuş, Hz. Süleyman’ı çok öfkelendirmişti. Orada bukunanlara “Eğer bana (mazaretini gösteren) apaçık bir delil getirmezse, ya onu ağır bir şekilde cezalandıracağım ya da kafasını keseceğim.” dedi.

Hüdhüd kuşu ve besmele

Neyse ki çok geçmeden Hüdhüd kuşu, Hz. Süleyman’ın yanına çıkageldi. Üstelik kendisini affettirecek önemli bir haber getirmişti ona. “Senin bilmediğin bir şey öğrendim. (Yemen taraflarındaki) Sebe’den sana sağlam bir haber getirdim.” dedi ve devam etti “Ben, Sebe’ halkına hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm. Onun ve halkının, Allah’ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlara doğru yolu bulamıyorlar.” Bunun üzerine Hz. Süleyman, Hüdhüd’e, “Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, bakacağız.” dedi ve ona bir mektup vererek, “Benim şu mektubumu götür ve onlara ver, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak.” diye emretti.

Hüdhüd mektubu alıp vakit geçirmeden Sebe kraliçesi Belkıs’a ulaştırdı. Mektubu alan Belkıs, halkının ileri gelenlerini toplayarak onu okumaya başladı. Mektubun ilk cümlesi şöyleydi:

“İnnehû min Süleymâne ve innehû bismillâhirrahmânirrahîm” (Mektup Süleyman’dandır ve Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla (başlamaktadır.)”

(Neml, 27/17-30)

Detaylı bilgi için aşağıdaki "Hüdhüd Kuşu ve Hz. Süleyman" başlığına göz atabilirsiniz...

Hüdhüd Kuşu ve Hz. Süleyman

Kur'an'da anlatılan bu çarpıcı hikâye, İslâm'ın en önemli sembollerinden olan besmelenin ne kadar uzun ve köklü bir geçmişi olduğunu biz kullara gösteriyor. Hatta bu insana bahşedilmiş cümle, Hz. Süleyman'ın mektubundan önce, Hz. Nuh'un da kullandığı bilinir. Kendisine iman edenleri tufandan kurtarmak için onlara gemiye binmelerini söylediğinde, Hz. Nuh'un duraklarından besmele dökülür:

"Bismillâhi mecrâhâ ve mürsâhâ" (Geminin yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır.)

(Hûd, 11/41.)

Besmele İle İlgili Hadisler

Besmele Ne Anlama Gelir?

Besmele, genel anlamda hayırlı her işin başında Allah'ın adını hatırlamaktır. Besmele, "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla" anlamına gelen
"Bismilâhirrahmânirrahîm" cümlesinin adıdır.

Her meşru ve anlamlı işin öncesinde besmele çekmek, peygamberler vasıtasıyla nesilden nesile aktarılmıştır. Bu artık bir gelenek ve prensip halini almıştır. İslâm'dan önce Araplar arasında da bu âdet yaygındır. Câhiliye Arapları besmele bazen "Bismi'l-lât ve'l-uzzâ" şeklinde Lât ve Uzzâ isimli putların adını söylerler," bazen de Allah'ın adını kullanırlardı.

Meselâ, Mekke'de İslâm'ı ilk kabul eden Hâşimoğulları'na boykot kararı alan müşrikler, bir belge kaleme alıp Kâbe'nin duvarına astıklarında, belgenin yazılı olduğu kâğıda "Bismike Allâhümme" yazmışlardı."Ayrıca Hudeybiye antlaşması sonrasında antlaşma metninin başına, yine bu cümlenin yazılmasını şart koşmuşlardı."

Ne kadar manidardır ki, Kur'an'da ilk nâzil olan ve İslâm vahyinin başlangıcı teşkil eden "İkra' bismi rabbike'llezi halak" (Yaratan Rabbinin adıyla oku!)
(Alak, 96/1)

Müslümanların Bismillâhirrahmânirrahîm cümlesi ile ilk tanışmaları, Mekke'de nâzil olan ve başlangıçta hikâyesi anlatılan Neml Sûresi'ndeki söz konusu âyet ile olur. Böylelikle Resûl-i Ekrem de ilk defa mektuplarında "Bismillâhirrahmânirrahîm" cümlesini kullanmaya başlar."

Hatta Hz. Peygamber'in (sav), sûreler arasında besmele bulunmadığı için, okuduğu bir sûrenin sona erdiğini ancak besmele cümlesi nâzil olduktan sonra kolayca fark edebildiği rivayet edilir.

Besmeleden Maksat Nedir?

"Besmele" den maksat, Yüce Allah'ı hatırlamak ve O'nun ismini zikretmektir. Nitekim bu konudaki rivayetlerin çoğunda besmele olarak sadece "bismillâh" ibaresi," kimisinde "bizikrillâh" lafzı," kimisinde de "bismillâh ve alâ milleti Resûlillâh" ifadesi kullanılır. Hatta "Allah'a hamd ederek başlanmayan her anlamlı iş, bereketsiz ve sonuçsuzdur." hadisinde, besmele yerine "hamd" zikredilmiştir. Peki, bismillah demek besmele yerine geçer mi?  Besmele çekmek konusunda âlimlerimiz, en güzelinin "Bismillâhirrahmânirrahîm" demek olduğunu, tabii "Bismillâh" demenin de besmele yerine geçeceğini belirtmiştir."

İslâm'ın varlık, bilgi ve değere bakışını şekillendiren besmele, kulluk bilinciyle hayatı anlamlandırır. İster dünyevî ister uhrevî olsun, bir Müslüman her meşru ve anlamlı işinin öncesinde besmeleyi okuyup Allah'ı anmakla, Allah'u Teâlâ'nın ilâhlığını (ulûhiyetini) kendisinin de kulluğunu (ubûdiyetini) ifade etmiş olur.

Besmele Çekmek

Müslüman besmele çekmekle, "Kendi adıma veya başka bir varlık adına değil, sadece Allah Teâlâ adına, O'nun rızasını kazanmak umuduyla ve O'nun izni çerçevesinde bu işi yapmaya başlıyorum." demiş olur. Diğer yandan besmele için Yüce Allah'ın doksan dokuz ismi içinden özelikle "Rahmân" ve "Rahîm" isimlerinin seçilmiş olması son derece anlamlıdır. Besmele çeken bir mümin, Allah Teâlâ'nın engin rahmet ve merhametini ifade eden bu isimleri söylemekle, bütün söz ve davranışlarında rahmet ve merhameti prensip edineceğini ilân etmiş olur. Ayrıca yaşantısında Allah'ın Rahmân ve Rahîm isimlerinin tecelisini ümit eder.

O'nun rahmet ve merhameti sayesinde hem dünya hem de âhiret mutluluğunu temenni eder. Yapmaya koyulduğu hayırlı ve anlamlı işe güç yetirebilmesi için gerekli olan takati, Kâdir-i Mutlak olan Rabbinden niyaz eder. Kendisinin her an O'nun yardımına muhtaç olduğunu itiraf eder. Bu samimi kulluk bilinci sebebiyle de merhametlilerin en merhametlisinin yardımını celp eder.

Besmele İle İlgili Hadis-i Şerifler

Besmelenin Müminler İçin Önemi

Besmelenin müminler için önemini anlatan bir hadisinde Allah Resûlü şöyle buyurur:

"Bismillâhirrahmânirrahîm ile başlanmayan her anlamlı iş, bereketsizdir ve sonuçsuzdur."

Hadisten anlaşıldığına göre, anlamlı her işin ve sözün başlangıcında Yüce Allah'ın hatırlanması, o işin hayırlı ve güzel şekilde neticelenmesine vesile olur. Besmelenin okunmadığı işler ise, bereketten mahrum ve güzel sonuçlardan uzak olur. O hâlde besmele her hayrın anahtarıdır.

Besmelenin hangi tür söz, hareket ve işlerde okunacağını öğrenebilmek için, hadislerde yer alan "zî bâl" terkibi büyük önem arz eder. Buna göre anlamlı, önemli, bilinçli ve meşru bütün işler, başlangıcında besmele çekilmesi gereken işlerdendir. Yemek yemekten konuşmaya, abdest almaktan namaz kılmaya, hayvan kesmekten Allah yolunda savaşa gitmeye kadar anlamlı her davranış, bu hadisin kapsamındadır. Diğer yandan suç ve günah sınıfına giren söz ve eylemlerden önce besmele çekilmesi ise, uygun ve doğru bir davranış değildir.

Müslümanlara her vesileyle besmelenin önemini hatırlatan Allah Resûlü, bizzat kendisi de tüm işlerinde besmele okurdu. Meselâ, yemek yiyeceği zaman besmele çeker, insanlara da, "Biriniz yemek yiyeceği zaman 'Bismillah' (Allah'ın adıyla) desin. Eğer yemeğin başında besmele çekmeyi unutursa, 'Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî' (Başında da sonunda da Allah'ın adıyla) desin." şeklinde tavsiyede bulunurdu.

Yemeğin öncesinde besmele çekilmesi yemeğin bereketlenmesi ve yiyenlerin doyması açısından önemlidir. Hz. Âişe'nin anlattığına göre, bir gün Peygamberimiz, ashâbından altı kişi ile birlikte yemek yiyordu. Derken bir köylü Arap yanlarına geldi ve yemeği iki lokmada yiyip bitirdi. Bunun üzerine Allah Resûlü,
"Şayet bu kimse besmele çekmiş olsaydı, bu yemek hepinize yetecekti." buyurdu.

Doyduğunu hissetmek için besmele çek 

Başka bir defasında, yemek yedikleri halde doymadıklarını söyleyen kimselere Resûl-i Ekrem, "Yemeği topluca yiyin ve başlarken Allah'ın adını anın ki, bereketli olsun." buyurmuştur.

Yine Peygamberimizin buyurduğuna göre,

"Bir kimse evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan (arkadaşlarına), 'Burada sizin için geceleme (imkânı da) yok, akşam yemeği de yok.' der. Eğer o kimse evine girerken besmele çekmeden girerse şeytan (arkadaşlarına), 'Burada gecelemr (imkânınız) var.' der. Bir de besmele çekmeden yemek yerse, şeytan o zaman ( arkadaşlarına) 'Geceleme ve akşam yemeği (yeme imkânı) ns kavuştunuz.' der."

Sahâbeden Câbir b. Abdullah'ın rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

"(Evine girdiğin zaman) besmele çekerek kapını kapa. Çünkü şeytan (besmeleyle) kapanan bir kapıyı açamaz. Besmele çekerek lambanı söndür. Besmele çekerek, (enine koyacağın) bir tahta parçası ile de olsa kabını(n ağzını) ört. Yine besmele çekerek su kabını(n ağzını da) ört."
(D3731 Ebû Dâvûd, Eşribe, 22)

Bir sefer esnasında devesi geri kalan bu sahâbiye Allah Resûlü'nün öğüdü yine besmeledir: "Bineğine Allah'ın adı (bismillâh) ile bin!"

"Resûl-i Ekrem'in hayatında besmelenin son derece geniş bir kullanım alanı vardı. Allah Resûlü evden çıkarken," "mescide girdiği vr mescitten çıktığı zaman besmele ile dua okurdu."

"Abdest alınacağı zaman besmele çekilmesini sık sık tembih eder,

"Namazda besmele çekmeyi de ihmal etmezdi."

"Bineğine binmek için ayağını üzengiye basınca, "Bismillâh" der, bineğin sırtına yerleşince de "Elhamdulillâh" derdi. Sonra da,
"Sübhânellezi sehhara lenâ hâzâ vemâ künnâ lehû mukrinîn (Bunu bizim hizmetimize veren Allah'ı tesbih ve takdis ederiz, yoksa biz bunlara güç yetiremezdik.)" âyetini okurdu.
(Zuhruf, 43/13)

Berâ'dan nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sav) yatağına yattığında,

"Allahümme bismike ahyâ ve bismike emût" (Allah'ım! Senin isminle yaşar, senin isminle ölürüm.) buyurur; uykudan uyandığında da "Elhamdülillahillezî ahyânâ ba'de mâ emâtenâ ve ileyhi'n-nüşûr" (Canlarımızı aldıktan sonra bizi dirilten Allah'a hamdolsun; diriltmek yalnız ona mahsustur.)" diye hamdeleyle dua ederdi.
(M6887 Müslim, Zikir, 59)

İbn Ömer'in naklettiğine göre, cenâze kabre konulurken Hz. Peygamber (sav) şöyle derdi:

"Bismilâhi ve alâ milleti Resûlillâh" [(Seni) Allah'ın adıyla ve Resûllullah'ın dini üzere (kabre koyuyoruz).] buyururdu.
(İM1550 İbn Mâce, Cenâiz, 38)

Savaşa çıkarken ashâbına,
"Allah yolunda Allah'ın adı (bismillâh) ile gazâ edin!" buyururdu.

"Sıtma ve her türlü sancı veren hastalıklara karşı ashâbına besmele ve istiâze ile dua etmeyi öğretirdi."

"Tuvalete girmeden önce "Bismillâh" demeyi tavsiye ederdi."

"Kendilerinin ve doğacak çocuklarının selâmeti için evli çiftlere cinsel ilişkiden önce besmele çekmelerini öğütleyen yine o idi."

"Böylesi durumlarda besmele çekmek, sevaba ve Allah'ın rızasına vesile olan faziletli ve müstehap bir davranıştır. Ancak bazı durumlarda besmele, zorunluluk belirten farz hükmünü alır. Meselâ, eti helâl olan hayvanları kesiminden önce" ve eğitilmiş av hayvanlarını ava gönderirken" besmele çekmek farzdır.

İslâm tarihi boyunca Müslümanların kültür ve medeniyetlerini besmeleyle yoğurması ne kadar heyecan vericidir! Bütün Müslümanların sonrasında eller yemeğe besmeleye uzanır. Yemekler onun bereketiyle bollaşır. Gece onunla yatılır, güne onunla başlanır. Evden onunla çıkılır, eve onunla girilir. Vasıtaya onunla binilir. Hayırlı ve anlamlı işlerle onunla başlanır. İbadetler onunla eda edilir. Duaya eller onunla kaldırılır. Bütün hatipler sözlerine, bütün yazarlar kitaplarına onunla başlar. Camilerin en müstesna yerlerini o süsler. Hat sanatının şaheserlerinde yine o vardır. Şiirlerin, nesirlerin, bütün edebiyatın vazgeçilmezi odur. Hastalar onunla şifa bulur. Konuşmaya başlayan çocuklara ilk o öğretilir. Kısacası o, her hayrın anahtarıdır. Ne kadar de veciz ifade etmiştir Mevlid-i Şerif'in müellifi Merhum Süleyman Çelebi:

Allah adın zikredelim evvelâ /Vâcib oldur cümle işte her kulu
Allah adın her kim ol evvel ana/ Her işi âsan eder Allah ona
Allah adı olsa her işin önü/ Hergiz ebter olmaya ânın sonu
Her nefeste Allah adın de müdâm/ Allah adıyla olur her iş tamam.

Kaynak: Hadislerle İslâm

Bismillahirrahmânirrahîm

Selâm ve Dua ile Kalın.

 

3 Yorum

  1. Çok bılgilendirici bir yazı olmuş. Teşekkür ediyorum. Bundan sonra her işe besmele ile başlamayı şiar edineceğim.

  2. Her hayırlı işe Besmele ile başlamak gerekir. Verdiğiniz bilgilerden ötürü kendi adıma teşekkür ederim. Umarım müstefid olabilir ve bunları hayatımıza uygulayabiliriz. Her Müslüman Besmele'yi dilinden düşürmemelidir.

  3. Yemek yemeye ve su içmeye başlarken olsun, diğer işlerimizde olsun Besmeleyi hiç unutmamak gerekir. Besmele, hayırlara vesile olur. Bilgilendirici yazınızdan dolayı çok teşekkürler, dualarınızı bekleriz.Hayırlı günler.

Bir cevap yazın