BALTIK ŞEHİRLERİ…..

 

Bu yazımızda Baltık şehirlerinden söz et incelemek istiyoruz… Buyurun birlikte inceleyelim. 

 

 

1-DANİMARKA(KOPENHAG)

12.yüzyılda kurulan şehir cazibesini Danimarka’nın hükümdarları tarafından inşa ettirilen binalara borçludur.Rönesans dönemi ve rokoko mimarisinin yeryüzündeki en güzel hazinelerinden bir tanesidir.
Bir dizi ada ve adacık üzerine kurulu olan şehir birbirine zarif kanallarla bağlanmış.Kuzey Avrupa’nın en güzel mimarisine sahip şehirlerinden bir tanesi. Şehrin sembolü,Hans Christian Andersen’in Kopenhag’daysanız kafeler,restoranlar ve 500 yıllık eski evleri ile kaplı Nyhavn eski limanı boyunca yürüyün. Dünyaca ünlü Stroget’teki muhteşem mağazalara göz atın ya da Amalienborg Meydanı’ni çevreleyen rokoko saraylarını görün.Hepsinden iyisi, Avrupa’nın en ünlü zevk bahçelerinden biri olan Tivoli Bahçeleri’nin yollarını dolaşırken yerel lezzetlerin tadına bakın…..

 

 

2-NORVEÇ(OSLO)

İskandinavya’nın en eski başkentine Hoşgeldiniz. Orman Kaplı yamaçlar ve Oya gibi işlenmiş fiyortları ile muhteşem bir şehir Oslo. Bin yılı aşkın süredir ticaret limanı olarak kullanılan liman,şimdilerde cruise’lardan gündelik karides teknelerine kadar birçok deniz üstü taşıtına ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 550 bin Norveçli’nin yaşadığı mütevazi bir şehir olmasına rağmen bölgedeki en büyük başkentlerden bir tanesi olan Oslo’da Kış sporları için muhteşem bölgeler var. Şehir manzarasına baktığınızda büyüleneceksiniz.19 ve 20 yüzyıldan kalma binaların bir karışımı sizi bekliyor.Ahşap oymacılığı ve parlak freskleri ile dekore edilmiş büyük meydanlar ve parklarıyla insancıl geniş caddeleri ile sofistike genelde rahat bir şehir. İskandinavya’nın en kalabalık başkenti olan Oslo’da harika cafeler,kaliteli alışveriş mekanlari var.Her şeyin ötesinde,” Çığlık”tablosunun da yer aldığı Ulusal Galeri’yi muhakkak ziyaret etmelisiniz.1837 de kurulan Norveç’in en kapsamlı Sanat ve tasarım koleksiyonunu burada görebilirsiniz. Muhteşem bir binada bir tarihi yapıda bulunan Galeri 19.yüzyıldan günümüze Norveçli ressamların eserlerine ev sahipliği yapıyor.En önemli eserlerinden bir tanesi de Edvard Munch’un “Çığlık”adlı eseri….

 

 

3-ALMANYA (BERLİN-WARNEMUNDE)

Tarih sanat ve kültür açısından Avrupa’nın diğer başkentlerine kıyasla azımsanmayacak bir öneme sahip olan Berlin özellikle muhteşem cam kubbesi ve restore edilmiş Reichstag binası,Doğu ve Batı Berlin,arasındaki ayırımı temsil eden Brandenburg kapısı ve çarpıcı Müze Adası ile görülmeye değer bir çok önemli Hazineyi barındırıyor. “Checkpoint Charlie”Berlin Duvarı’nın en ünlü geçiş noktasıdır.Batıya doğru giderken, duvarın hala yıkılmamış olan parçalarını da görme şansına sahip olabilirsiniz. Soykırım anıtı’nda yakın geçmişle her gün hesaplaşan bu memleket insanları ile aynı havayı soluyabilirsiniz. Dokunaklı ve güçlü bir dönüm noktası olan anıt, günümüz almanyası’nin kendi tarihi ile kavga eden ve korkunç geçmişi kabul ederek yaşam mücadelesini sonsuz sembolüdür. Avrupa’nın ve Almanya’nın başkenti’nin kalbinde yer alan bu Umut yeri aynı zamanda”sütunlar ormanı” olarak da adlandırılan 2.711 adet betonlu levhaya sahiptir. Warnemünde ise ortaçağ hasta birliğini oluşturan şehir Devletlerinden biri olan Rostock liman girişine yakın bir sahil beldesi. Aslen bir Balıkçı Köyü olan belde, daha önce 19.yüzyılda bir kaplıca ve tatil köyü haline dönüştürülmüştür. Warnemünde ayrıca Mecklenburg ve Alman kırsalına Açılan Kapı olarak da biliniyor. Almanya’nın en güzel Hansa kentlerinden biri olarak kabul edilen bu “Kuzeydeki Geçit”sekiz yüz yıllık tarihi, devasa evleri,kapıları ve hayranlık uyandıran kiliseleri ile insanın aklını başından alıyor….

 

 

4-ALMANYA (HAMBURG-KIEL)

Almanya’nın zengin tarımsal Schleswig-Holstein Bölgesi’nin başkenti olan Kiel 19.yüzyıldan beri Alman Deniz gücünün bir Kalesi olmuştur. Bu Baltık limanı her yıl büyük bir yarışa ev sahipliği yapar ve Avrupa ötesindeki yatçılar çeker. Ünlü Kiel kanalı, Baltık’tan Kuzey denizine kadar uzanan 60 kilometre karelik bir alana yayıldığı bu bölgede başlar.Resmi İsmiyle adlandırmak gerekirse 9 bin işçinin çalıştığı Kuzey Denizi Baltık kanalı 1895 açıldı. Bugün her yıl 40 binden fazla geminin geçtiği Avrupa’da en işlek kilit noktalarından bir tanesi.
Kiel kanalın’dan çok uzak olmayan inanılmaz Hamburg’da Charlemagne tarafından 9. yüzyılın başlarında kurulan Avrupa’nın 3.büyük limanıdır. Viking saldırılarına ve yabancı baskınlarına yenik düşse de, nüfus yarısından fazlasını Siyah Ölüme Kaptırdı ve daha sonra 1842 büyük ateş tarafından yok edildi.Şehir yeniden inşa edildi ve Galip geldi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gerçekleşen bir dizi restorasyon sayesinde,ortaçağ karakterinin çoğunu korumaktadır. Sıradışı şehir manzarası geleneksel Gökdelenler daha yoksundur. Ancak birkaç muhteşem kilise Kulesi Bulutlara doğru uzanmaktadır. Büyüleyici müzelerinden Ve zengin kültüründen nehirlerini ve kanallarını geçen yüzlerce köprüye kadar Hamburg, geminizin Kiel kanalı’nı geçtiği sırada dolaşmak için keyifli bir şehirdir….

 

 

5-RUSYA(ST.PETERSBURG)

“Peter the Great”, Büyük Peter Neva Nehri bu şehir inşa ettirirken,”bu kadar büyük tarihi geçişlere sahne olabileceğini düşünüyor muydu?” diye insanın aklına bir soru geliyor.Kuşkusuz bu kadar güzel bir şehrin bir olayda harabeye dönüşeceğini düşünmemişti ama St. Petersburg imparatorluk rusyası’nın yükselişinde ve düşüşünde üç yıkıma ve bir iç savaşı şahit oldu.Kent, 2. Dünya Savaşı sırasında uzun ve trajik bir kuşatma yaşadı. Nazi istilasında ise Rus dirilişini bir simgesi haline geldi.Rusya’nın “Batıdaki penceresi” St.Petersburg dünyanın en güzel Metropolillerden biri olmaya devam ediyor. Neva kıyılarında kurulmuş olan şehir, kanallar tarafından kuşatılmış vaziyette,iki büyük Mimar büyük petro’nun vizyonunu hayata geçirdi.Ratrelli ve Carlo Rossi oluşan zengin mimari,süslü Rus Barok kiliselerinden neo-klasik saraylara kadar, tarzların bir karışımını sunuyor. Petersburg Ayrıca Rusya’nın kültürel ruhu paha biçilmez bir sanat eseri ve Puşkin’den Şostakoviç’e kadar şairlere, müzisyenlere ve bestecilere ev sahipliği yapmıştır….

 

 

6-FİNLANDİYA (HELSINKI)

Ülkelerindeki sert iklim Fin’lileri sanata ve tasarıma Tutkun insanlar haline getirmiş olabilir mi?Nedeni Her ne olursa olsun, Helsinki’nin iskandinavya’nın en canlı ve en güzel şehirlerinden biri olduğunu inkar etmek anlamsız olur….
Finlandiya’nın başkenti “Baltık’ın Kızı “olarak bilinir. Nedeni,zarif neoklasik yapılar, çarpıcı Modern Mimari Meydanları ve farkları ile dopdolu geniş bulvarlar şehri şehri olmasından. Geçtiğimiz 100 yılda Finlandiya,batı kültürünün bazı yaratıcı yeteneklerini bestecisi Sibelius’tan Mimar Eliel & Eero Saarinen’e Alvar Aalto’ya kadar geliştirdi. Yaklaşık 616 insanı barındıran Helsinki 1800’lü yıllarda başlayan Çarlık dönemi ile neoklasik mimari yapıları kazanmıştır. Önceki dönemlerde İsveç’te olan siyasi kontrol rusya’ya geçtikten sonra mimari de oluşan bu değişiklik kentin kendi karmasını da oluşturmuştur. 1917 yılında bağımsızlığını kazanan Finlandiya şimdi eğitim sosyal yapı birçok ve birçok konuda tüm dünyanın önde gelen başarıları ülkeleri arasında….
Finlandiya’nın 14 yüzyıldan kalma en eski şehirlerinden birisi olan porvoo’ da birçok yer ilk hali ile korunmaya çalışılmıştır.Keşfetmek için muhteşem bir bölge. Suomenlinna Kalesi de UNESCO Dünya Mirası sit alanı gezi ve piknik için ideal bir yer.Yürüyüş turları, müzeler, el sanatları dükkanları, kafeler, restoranlar, kütüphane bulunmakta. Hatta bölgede, ilginizi çekecek çeşitli içeceklerini bahçelerini de bulmak mümkün…

 

 

7-İSVEÇ (STOCKHOLM-NYNASHAMN)

Nynashamn’ın küçük Kayalık Limanı,”İskandinavya’nın Başkenti”olan stocholm’ e açılan kapıdır.Şehirde Hayat, 7 Yıl önce Gamla Stan Adası’nda bir Viking Kalesi olarak başladı. Bugün Stockholm 14 ayrı adaya sahiptir ve koylar,kanallar ve girişler ile iç içe geçmiştir. Şehir silüeti tarihi eskikent Gamla Stan üzerinde yeşil paslı görünümlü kuleler ve zarif kubbeler kaplı,büyüleyici bir bakır çatılar denizi.Yaklaşık bir milyon kişilik bir şehir olan Stockholm dünyanın en güzel,temiz ve düzenli metropollerin’den biridir…. Yedi Asrın üzerinde bir tarihe sahip olan Stockholm, Sadece güzel bir şehir değil,aynı zamanda İsveç’in Sanat ve Kültür Merkezi.Avrupa’nın göbeğinde ortaçağ yaşamak isterseniz,Gamla Stan’e uğramanızı tavsiye ederiz. El sanatları, antikalar,sanat galerileri ve kafeler ile dolu bölgede sokaklarda araç gezmesine izin verilmemekte. 1628 yılında Stockholm’e ilk seferinde gelip demirleyen 226 metrelik bir savaş gemisi olan varsa ya ev sahipliği yapmak üzere En çok ziyaret edilen müzesi olan Vasa’ya muhakkak uğramalısınız. Kuzey İsveç’ten gelen Torne Nehri’nin Saf ve tertemiz buzulların’dan yapılmış olan dünyanın ilk sürekli buz barı da burada….

 

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 


Bir cevap yazın