BAKTERİLER ZAYIFLAMAYA NASIL SEBEP OLURLAR?

 

Üç Varsayım

 

1- Bağırsak floramız karbonhidratları parçalamakla yükümlü pek çok bakteri içerir. Bu bakterilerin sayısının aşırı artması karbonhidratların çok fazla metabolize etmesi ve böylece emiliminde artmasına sebep olur bu daha fazla kalori ve daha fazla yağ depolanması anlamına gelir. Oysa zayıf farelerde karbonhidratların fazlası parçalanmaz ve dışarı atılır. İnsanlar baz alındığında bunun anlamı şudur ;bazı insanlar başkalarından fazla besin tüketmemelerine rağmen kilo alıp yağlanırlar. Peki bu nasıl mümkündür; sindirilmeyen karbonhidratla. Bakterilerin çeşitli yağ asitlerini üretmeleri konusunda katkıda bulunur;bir muz eşit kalorili bir gofretten daha az kilo yapar. Kilolu insanlarda karbonhidratlar üzerine çalışan bakterilerinin daha yoğun olduğu gözlenmiş. Bunun nedenlerinden biri de bu kişilerin bir süre önce fazla tatlı tüketerek bakterilerin sayısını artırmış olmaları olabilir.

 

2- Enfeksiyon ; aşırı kilo, diyabet hastalığı veya kan yağlanması gibi sorunlardan sorumlu olabilir. Kanda yapılan analizlerde enfeksiyona yönelik değerlere rastlamak mümkündür, ancak bu değerler tedavi gerektirecek düzeyde değildir ama vücudu hep bir sinyal altında tutar.Bu istenen bir şey değildir. Kilo alımına sebep olanlar ve sık hastalanmaya da… Bu enfeksiyonların tek sebebi bakteri veya virüs değildir ; hormonal denge bozukluğunun, östrojen fazlalığının, D vitamini eksikliğinin veya aşırı miktarda glüten (buğday ve diğer tahıllar) içeren besinlerin de bu sessiz enfeksiyona sebebiyet verdiği gözlemlenmiştir.

 

3 -2013 yılında “bağırsak bakterileri içinde yaşadıkları canlının iştahını etkileyebilirler” diye bir hipotez ortaya atılmış. 3 milyar yıllık evrim sürecinde bakterilerde insan dünyasında uyum sağlama fırsatını yakalamışlar ve bizim ne yediğimiz ne kadar yediğimiz onların dünyasında ölüm veya hayat anlamına gelebilir. Pek çok araştırma bakterileri de hesaba katarak yemek yediğimiz zaman, tokluk sinyallerinin net bir biçimde yükselişe geçtiğini göstermiştir. Bakterileri hesaba katmak, sindirilmeden kalın bağırsağımıza geçebilecek nitelikte besinler almak demektir. Bu besinleri bakteriler tüketebilirler, ancak makarna ve tost ekmeği bu tür bir besin değildir. Doyma hissi genelde hem beyinden ve hem de bağırsaklardan gelen sinyaller sonucunda anlaşılır. Beyin, vücudun kalan kısmı, bakteriler ve besin maddeleri dört boyutlu iletişim kurarlar. Özet olarak : Bakteriler bizleri de beslerler, besin maddelerini sindirilebilir hale getirirler ve kendi maddelerini üretirler birçok bilim insanı ; bağırsak mikrobiyotası artık bir organ gibi ele alınmalıdır der. Çünkü sürekli gelişir, bir sürü hücreden oluşur, diğer organlarla sürekli iletişim halindedirler.

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 


Bir cevap yazın