Ayağı kırılan atlar neden vurulur?

Günümüzde heryıl ayağı kırılan veya başka bir nedenle sakatlanan en az 150 atın hayatına son verilmekte...

Atlar dizlerindeki özel bir kilit sistemi sayesinde ayakta dururken dengelerini kaybetmezler. Sahip oldukları bu kilit sistemi sayesinde de fazla enerji harcamazlar. Böylece ayakta rahatlıkla uyuyabilirler. Çünkü doğaları gereği her an tetikte olmaları gerekir ve uyumak dahil günün büyük çoğunluğunu ayakta geçirirler. Bu nedenle ayakları oldukça güçlüdür ve ortalama 500 kilogram olan vücutlarını ayakları üzerinde kolayca taşıyabilirler. Atların vücudunda 205 kemik vardır; 80 tanesi bacaklarında bulunur. Atlardaki bacak sakatlanmalarının büyük bir kısmı ise ön ayaklarda meydana gelir. Bunun nedeni yükün %60-65 civarını ön iki ayağın taşımasıdır.

Atların bacaklarındaki kırıkların ne derecede olduğu röntgen yöntemiyle belirlendikten sonra ne yapılacağı konusunda karar aşamasına geçilir. Kırıkların boyutu da bu kararda önemlidir.

Yıllar boyunca elde edilen deneyimler, atlardaki ciddi kırıkların insanlarda kullanılan tekniklerle tedavi edilemediğini göstermekte. Bunun nedeni atların haftalar boyunca hareketsiz yatmasının mümkün olmaması ve sürekli olarak dört ayak üzerinde durmak zorunda olmaları.

Bristol Üniversitesinde deneyimli bir cerrah olan İngiliz Veteriner Birliğinden Henry Tremaine bacağı kırılan atların tedavisi hakkında "atlarda askı veya alçı da kullanamıyoruz, zira kedi ve köpekler gibi üç ayak üzerinde sekemiyorlar" diyor.

Ayrıca kırık olan bacak uygun bir şekilde korumaya alınması halinde bile, iyileşme sürecinde at ağırlığını diğer üç bacağa vereceği için, sağlıklı bacaklarda aşırı yüklenmeye bağlı olarak enfeksiyon oluşabilir. Enfeksiyonun tedavisi için de gerekli olan antibiyotik miktarı vücut kütlesiyle doğru orantılıdır. Atlarda da vücut kitlesi oldukça büyük olduğu için uzmanlar tarafından antibiyotik tedavisi pek mümkün olmadığı söylenir. Tüm bunların yanında atların uzanmaları da doğalarına aykırı. 600 kiloya varabilen gövdeleri uzerine yattıklarında çok güçlü olmayan iskelet sistemlerinden dolayı iç organları ezilmeye başlar ve çok acı çekerler. Bu nedenle ayağı kırılan atların vurulmasının sebebi tedavisinin zor olması ve sahiplerin atlarının acı çekmelerini istemesi olarak gösterilebilir.

Ancak görünenin yanında hergün pistlerde para için koşturulan ya da yük taşıttırılan atların bacakları kırıldığında vurularak ya da uyutularak öldürülmesinin tek sebebi tabii ki sadece acı çekmesi değil. Ayağı kırılan atların vurulmasının asıl nedeni genellikle sahiplerinin tedavi masraflarına katlanmak istememesi...

Keza tedavi masraflarından kaçınılmasa bile atlarda kırılan bir kemiğin tam anlamıyla iyileşmesi çok zor. Bu nedenle atın hiçbir zaman eski ihtişamlı günlerine dönemeyeceği bilinir ve tamamen işlevsiz kalan at masraflı olmasından kaynaklı öldürülür.

Her durumda, bir atın hayatına son verilmesi kararını eskisi gibi atın sahibi değil veterinerler veriyor. Atın yaşına, kırığın boyutuna ve tedavi ümidi olup olmadığına bakıldıktan sonra atın hayatı (silahla vurulmak yerine) uyutularak sonlandırılıyor. Yine de ne kadar etik olduğu tartışılan bir konu.

Peki, at yaşlı ve kırık derecesi yüksek olsa da atın yaşamasına izin verilebilir mi?

Elbette. Fakat atın düzenli olarak veteriner eşliğinde bakımının sürdürülmesi gerekir. Çünkü iyileşme sırasında da bir dizi istenmeyen yan etkiler oluşabilir. Bu nedenle acil müdehale gerekebilir. Ciddi kırılmalarda uzuv kesme ve ardından takma uzuv tedavisi yapılabilir.


Bir cevap yazın