ATIKLARIN EKONOMİYE KATKISI 3,5 MİLYAR TL

 

2017’de 60 bin kişi istihdam eden ve ekonomiye yaklaşık 3,5 milyar TL kazanım sağlayacağı öngörülüyor.

Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınmanın koşulları arasında ekonomik büyüme ile birlikte insan ve çevreye duyarlılık yer alıyor. Su ve enerji  tüketimi üretim boyutunda yer alırken atıkların dönüşümü, tüketim sonrası zinciri oluşturuyor. Bugün büyük bir sektör haline gelen “Atık Dönüşümü” ya da ” Atık Yönetimi” Türkiye’de de giderek gelişiyor. Ambalaj atıkları, tıbbi atıklar , tehlikeli atıklar, hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkları , atık pil ve akümülatörler,  atık  evsel ve sanayi yağları, ömrünü tamamlamış lastikler. atık elektrikli ve elektronik  eşyalar, ömrünü tamamlamış  araçlar … Tüm bunlar,evsel,tıbbı katı atık, tehlikeli katı atık ve inşaat artığı ile molozdan oluşan yapısal atıklar olarak dört ana kategoride değerlendiriliyor. Bu atıkların kontrolsüzce ormanlara, akarsulara, nehirlere veya boş alanlara bırakılması, erozyon, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesi, toprağın yapısının değişmesi, doğal yaşam alanlarının yok olması risklerini içeriyor. Hem çevrenin korunması hem de ekonomik kazanımın sağlanması için yapısal  atıkların dönüşmesi büyük önem taşıyor.

 

 

60 BİN KİŞİYE İSTİHDAM         

Atık dönüşümü faaliyetlerini yürüten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın  verilerine göre 2017 yılında  atık sektöründe 60 bin kişi istihdam edilirken ekonomiye yaklaşık 3,5 milyar TL katkı sağlandı. 2023 yılında istihdam sayısının 100 bin ekonomik katkının da yaklaşık 10 milyar TL olması hedefleniyor. Ülkemizde inşaat/yıkıntı atığı miktarının yıllık 4-5 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. Kentsel dönüşümle birlikte bu miktarın ilk 3 yıl boyunca yıllık 10 milyon ton, geri kazanılacak malzeme miktarının ise yıllık 6 milyon ton olacağı öngörülüyor. Kentsel dönüşüm, seferberliğinin devam edeceği gelecek 20 yılda, 500 milyon ton inşaat ve yıkıntı  atığının ortaya çıkması bekleniyor. Kentsel dönüşüm, büyük yapısal atık miktarını açığa çıkarırken, atıkların ekonomiye kazandırılması yoluyla sürdürülebilir büyümeye de katkı sağlama olanağı sunuyor.

BELEDİYELER 3 YIL İÇİNDE GERİ KAZANIM TESİSİ KURMAK ZORUNDA  

“Sıfır Atık” parolasıyla yola çıkan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ” Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” ile kentsel dönüşümle oluşan inşaat atıklarının doğaya zarar vermeyecek şekilde geri dönüştürülmesini koordine ediyor. 2014 yılında yürürlüğe giren yönetmelik; hafriyat toprağı ile inşaat ve yıkıntı atıklarının çevreye zarar vermeyecek şekilde öncelikle kaynakta azaltılması, toplanması, geçici biriktirilmesi ve bertaraf edilmesine ilişkin teknik ve idari hususlar ile uyulması gereken kuralları içeriyor. Yeni mevzuat çalışmasında büyükşehir belediyelerine iki yıl, diğer belediyelere ise üç yıl içinde inşaat ve yıkıntı atıkları geri kazanım tesisi kurma zorunluluğu getiriliyor. Kurulacak tesislerde inşaatın beton hafriyatının makinelerle kırılması sağlanarak ortaya çıkan malzemenin yol, beton ve  kaldırım taşı yapımında kullanılması planlanıyor. Hatta betonun içindeki demirin çıkarıldıktan sonra tekrar çimento ile karıştırılarak duvar ve kaldırım taşı yapımı gibi alanlarda kullanılması hedefleniyor. “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü” Yönetmeliği doğrultusunda inşaat ve yıkıntı atıklarından veya hafriyat toprağından geri kazanılan agrega türü ürünler şu şekilde değerlendiriliyor:  Yol ve diğer altyapı işlerinde dolgu, taban, plentmiks, temel ve temel malzemesi, gürültü perde duvarı, grobeton, tesviye betonu, beton parke, alt yapı menholü, bahçe ve yol bordür taşı ile taşıyıcı eleman betonu olmamak şartıyla yapılarda beton bileşen malzemesi, bisiklet ve yürüme yolu ile tenis kortu temel malzemesi,   kablo, doğalgaz ve diğer altyapı hatlarında alt dolgu gömlekleme ve yastıklama malzemesi, düzenli depolama alanlarında dolgu ve taban malzemesi,  Kiremit irmiği olarak park ve bahçe düzenleme malzemesi, Asfalt atıkları; asfalt üretim tesislerinde veya yol havaalanı ve diğer alanların üst yapılarında taban, alt temel malzemesi.  Yönetmelik, cam, metal, ahşap, seramik, tuğla, kiremit ve plastik malzemelerin de geri dönüşümü yapılmak üzere kendi üretim sektörlerindeki tesislerde girdi olarak kullanılmasını öngörüyor.

 

 

 

AGREGANIN DEPOLANMASI GEREKİYOR       

Kentsel dönüşümle ortaya çıkacak en büyük atık olan betonun içeriğinde, ortalama yüzde 80 oranında agrega adlı malzeme bulunuyor. Yer altından çıkarılan doğal bir kaynak olan agreganın tükenmesi durumunda inşaat sektörünün zorlanacağının altını çizen uzmanlar, dönüşümle oluşan agrega atıklarının depolanmasının önemine işaret ediyor.

ALT YAPI PROJELERİ SEKTÖRÜ BÜYÜTÜYOR

Kentsel dönüşümün yanı sıra büyük üst ve alt yapı projelerinin hayata geçirildiği ülkemizde, iş merkezi, AVM, endüstriyel tesis, havaalanı, köprü, tünel,yol,eğitim yapıları, şehir hastaneleri gibi yatırımların atıkları da önemli bir ölçek yaratıyor.  Geri dönüşüm tesisleriyle  geri kazanılan ürün miktarının artmasıyla, atık sektörünün ekonomiye daha çok katkı ve istihdam sağlaması bekleniyor.

 

 

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

 


Bir cevap yazın