Aşure Günü

Aşure Günü

Hicri yılın ilk ayı olan muharrem ayının 10. gününe de Aşure Günü denilir.

Aşure, Arabi aylardan muharremin 10. günü pişirilen özel tatlı. Bu tatlının pişirilmesiyle Aşure Günü (*) inançları arasında bağlantı kurulur ve bu birçok önemli olayın kutlanması biçiminde yorumlanır.

Aşure Gününde Meydana Gelen Olaylar;

Âşûra gününde; Hz. Adem (a.s) dua edip tevbesinin kabul edilmesi, Hz. Musa'nın Firavu'nun şerrinden Kızıldenizi yararak Firavun'un ordusunu suya gömmesi ve kurtulması ve Firavu'nun ordusu ile beraber helak olması, Hz. İbrahim (a.s)'ın dünyaya gelmesi ve atıldığı ateşten o gün kurtuluşa ermesi, Hz. Eyyûb (a.s)'ın 20 yıla yakın süren hastalığından o gün şifa bulması, Hz. Yunus (a.s)'ın balığın karnından o gün kurtulup karaya çıkması, Hz. Süleyman (a.s)'e o gün saltanat verildiği, Hz. Nuh'un gemisinin o gün Cudi dağında karaya oturması, Hz. Hüseyin (r.a)'ın o gün Kerbela'da 70 yakın kişiyle o gün şehid edilmeleri, Kıyametin de Âşûra Gününde kopacak olmasıdır.

Şiiler, Aleviler ve Bektaşiler muharrem ayının ilk 10 günü oruç tutarlar, daha sonra pişirilen aşureyi topluca yerler ve ayrıca konu komşuya dağıtırlar. Sünniler arasında da aşure pişirip dağıtmak geleneği yaşamaktadır.

Muharremin 10. Günü yani Aşure Günü Yaşanan Olaylar ise Hadis-i Şerifte şöyle bahsedilmiştir:

Allah'u Teâla Muharrem Ayının içerisinde yer alan Aşure Gününde 10 peygambere 10 değişik ihsan, lütuf ve ikramda bulunmuştur. 10 peygambere verilen ikramlar ise şunlardır;

Aşure Günü Yaşanan 10 Hadise

1- Allah Hz. Musa'ya (a.s) Âşûra Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ve ordusunu sulara gömmüştür.

2- Hz. Nuh (a.s) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşûra Gününde demirlemiştir.

3- Hz. Yunus (a.s) balığın karnından Âşûra Günü kurtulmuştur.

4- Hz. Âdem'in (a.s) tevbesi Âşûra Günü kabul edilmiştir.

5- Hz. Yusuf kardeşlerinin attığı kuyudan Âşûra Günü çıkarılmıştır.

6- Hz. İsa (a.s) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

7- Hz. Davud'un (a.s) tevbesi o gün kabul edilmiştir.

8- Hz. İbrahim'in (a.s) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.

9- Hz. Yakub'un (a.s) oğlu Hz. Yusuf'un hasretinden kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

10- Hz. Eyyûb (a.s) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.

(Sahihi Müslim Şerhi, 6:140.)

Aşure Günü, Şiiler, özellikle de Anadolu Alevi ve Bektaşileri arasında değişik boyutlar kazanmıştır. Hz. Muhammed'in torunu ve Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hüseyin'in Hicri 10 Muharrem 61'de (680) Kerbela'da şehid edilmesiyle ilgili olarak düzenlenen muharrem (*) ve taziye (*) törenleri de Aşure Günü ile ilgili inançlara katılmıştır.

Muharrem (Arapçada "yasaklanmış"), Hicrî takvimin birinci ayı, Hicri takvimin belirlenmesinden önceki Arap aylarının da birincisiydi. Receb, zilkade, zilhicce ile birlikte Eşhürül'l-Hürüm (Haram Aylar) adı verilen ve savaşın yasak olduğu dört aydan biriydi. Hicret'in 17. yılında (Miladi 639) 1 Muharrem, Hicri takvimin başlangıcı kabul edildi.

Muharremin onuncu günü Aşure günü İslam öncesinde kutsal sayılır ve oruçla geçirilirdi. Hicretten (622) sonra Yahudilerin de 9 gün oruç tuttuklarını gören Hz. Muhammed onlara uyarak oruç tutmuştu. Ama bu oruç Ramazan orucunun farz kılınmasıyla bırakıldı.

Muharrem ayı, kameri ayların ilki olup Kur’an’ı Kerim’de saygı duyulması istenen dört aydan biridir. Hz. Peygamber (s.a.v) muharrem ayını “Allah’ın ayı” olarak niteleyip ramazandan sonraki en faziletli orucun muharrem ayında tutulan oruç olduğunu beyan etmiştir.

Ebu Hüreyre’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de (tutulan oruçtur). Farz namazdan sonra en faziletli namaz ise gece namazıdır.”
(M2755 Müslim, Sıyâm, 202)

Muharrem ayının onuncu gününe Aşûre günü denir. Hz. Peygamber hicretten önce ve sonra bu günde oruç tutmuş ve Müslümanlara da oruç tutmalarını emretmiştir. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra ise Aşûre günü oruç tutmayı isteğe bırakmıştır.

Peygamber Efendimize, “Yahudi ve hıristiyanların bu günü yücelttikleri (ve onuncu gününde tuttuklarını ima edince) o da, “İnşallah gelecek yıl biz de (Muharrem’in) dokuzunda oruç tutalım.” demişti. Ancak ertesi yıl gelmeden Allah Resûlü vefat etti.”

(M2666 Müslim, Sıyâm, 133; M2445 Ebu Dâvûd, Sıyâm, 65.)

Ancak Allah Resûlü’nün “yahudilere benzememek için müminlere tek gün değil Âşûra gününe Muharrem’in dokuzuncu veya on birinci gününü de ekleyerek en az iki gün oruç tutmalarını tavsiye ettiği de rivayet edilmiştir.”

(HM2154 İbn Hanbel, I, 240.)

“Efendimiz Medine’ye geldiğinde yahudilerin Âşûra gününde oruç tuttuklarını görünce onlara bu orucu neden tuttuklarını sormuş, yahudiler, Allah’ın Musa Peygamber ve Israiloğulları’nı bu günde kurtardığını, Musa Peygamber’in o günde şükür maksadıyla oruç tuttuğunu, kendilerinin de bu konuda Hz. Musa’ya uyduklarını söylemişlerdir. Allah Resûlü de,

“Biz Musa’ya sizden daha yakınız ve bunu yapmaya daha lâyıkız.”

Diyerek Müslümanlara Âşûra gününde oruç tutmayı emretmiştir.”

(M2658 Müslim, Sıyâm, 128; B2004 Buhârî, Savm, 69.)

Peygamber Efendimizin ne zaman oruç tuttuğunu rivayet eden İbn Abbâs’ın da,

“Dokuzuncu ve onuncu günleri oruç tutarak yahudilere muhalefet ediniz.” dediği nakledilmiştir.

(T755 Tirmîzî, Savm, 50.)

Dolayısıyla Resûl-i Ekrem’in yahudileri taklit etmemek ve hurafelerinin İslâm bünyesine girmesine engel olmak için sadece Âşûra günü değil, Muharrem’in dokuz ve onuncu ya da on ve on birinci günlerinde oruç tutmalarını tavsiye ettiği anlaşılmaktadır.

Âlimler bu emre binaen sadece Aşûre gününde oruç tutulmasını mekruh saymışlardır.

Emevi halifesi Yezid bin Muaviye'nin emri ile Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin'in 10 Ekim 680'de (H. 10 Muharrem 61) ailesi ve yakınları ile birlikte öldürülmesi nedeniyle Aşure Günü bir yas günü durumuna geldi.

İnsanlık tarihinin önemli birtakım başka hadiseleri de Muharrrem ayında vuku bulmuştur. Bu hadiselerden birisi de Hz. Hüseyin (r.a) ‘ın aile fertleri ile birlikte Irak Kerbelada şehit edildiği o elem verici kanlı olay Kerbela’dır…

Âşûra Günü: 9 Eylül Pazartesi Günü…

Âşûra Gününde Kerbela'da Şehit düşen 70 yakın Hz. Hüseyin ailesi ve yakınlarını tüm şehitlerimizi Rahmetle minnetle yadediyoruz.

Muharrem Ayınız ve Âşûra Gününüz Mübarek Olsun…

Sözün özü…

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz…


Bir cevap yazın