Arif Nihat Asya-Bayrak Şiiri

Arif Nihat ASYA‘yı,  Türk Bayrağı’na duyduğu büyük saygıyla tanıyoruz. Eğitim görmeye başladığınız zamandan beri bu şiiri okumayan yoktur. Konferanslarda, Kutlamalarda, her 29 Ekim’de, her 23 Nisan’da gerek okuyana, gerek dinleyenlere yoğun duygular hissettiren bu şiirimiz; çocuklarımıza, gençlerimize ve bizlere halen vatan sevgisini anlatır. Büyük Şairimiz Arif Nihat ASYA’nın ölümünün 43. yılında Vatan sevgisiyle yazdığı şiirleriyle ve hatıralarıyla anıyoruz…

Babasını Kaybettiğinde Henüz 1 Haftalıktı

1904 yılında Çatalca‘da dünyaya gelen şair, annesinin yeni bir evlilik yapıp Filistin‘e yerleşmesiyle , dedesinin yanında kalmaya başlar. Daha 1-2 yaşındayken hem anne hem baba sevgisinden mahrum kalmıştır. Şair bu hayatını şu şekilde özetlemiştir.

BABAMDAN DEDEME, DEDEMDEN HALAMA,  HALAMDAN AMCAMA KALMIŞTIM. SONUNDA AMCAMDAN GERİ HALAM DÖNMÜŞ VE HALAMDAN MİLLETE KALMIŞTIM.


Anne-Baba sıcaklığı alamayan, bu sıcaklığı akrabalarının yanında arayan Arif Nihat ASYA’yı, yaşadığı bu durumlar, onu çok içli ve hassas bir birey haline getirmiş ve ilk şiirini daha 8 yaşındayken kaleme almıştır. Milli Mücadele zamanında yaşanılan sıkıntılar ve zorluklar Arif Nihat‘ın kalemini elinden düşürmemiştir ve en büyük tutkusu olan şiir ve nesir türünde eserler vermeye devam etmiştir. Arif Nihat aynı zamanda büyük bir Mevlana hayranıdır. Mevlana hayranı olan Arif Nihat, onun düşüncelerinden ilham almıştır. Bir dörtlüğünde Mevlana‘ya olan hayranlığını, bağlılığını söyle ifade etmiştir.

Bir sofradayım, azım çoğum Mevlana,

Dursam, yürüsem batım, doğum Mevlana.

Yarin Sesi, Yarin sözü, yarin yüzüsün,

Sen yoksan eğer bende yokum Mevlana!

BAYRAK ŞİİRİ

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder…
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!

ARİF NİHAT ASYA

 

Www.acikve.net
Www.instagram.com/acikvnet
Www.twitter.com/acikve_net
Www.facebokk.com/acikvenet

 


Bir cevap yazın