Antik çağlardan Olimpiyatlara: Atma Oyunları

Atletizmde koşu gibi mesafe yarışlarının yanında, alan yarışları da önemli bir yere ve tarihe sahiptir. Hem yeteneğin hem de gücün bir arada sergilenmesi gereken bu yarışların tarihi, antik döneme kadar uzanır.

Atma yarışları nasıl düzenlenir?

Adından da anlaşılacağı üzere atma yarışları,  sporcuların bir nesneyi en uzağa atmak için yarıştıkları bir spordur.  Sporcular belirli bir alanın dışına çıkmadan, objeyi sektör ismi verilen bir alana fırlatmaya çalışır ve fırlattıkları mesafeye göre sıralanırlar.


Sporcular eğer belirlenen alanın dışına çıkar ve ya  objeyi sektör alanına fırlatamazlarsa atışları da geçersiz sayılır.

Cirit atma:

Cirit Atma yarışlarının tarihi, Antik Yunanistan'a kadar dayanıyor.

Milattan önce 708 yılına ait tarihi kayıtlar iki çeşit cirit atma yarışından bahsetmekte: ciritle hedef vurma ve en uzağa cirit atma.

Cirit ilk kez olimpiyatlara ne zaman girmiştir?

Cirit Atma, 1908 yılında ilk kez olimpiyatlar kapsamına girdiğinde sadece mesafe üzerine yapılan bir yarışma halini almış. İlk başlarda ahşap ciritlerle düzenlenen bu yarışlar, daha sonra metal ciritlere ve sert kuyruk adı verilen tasarımlara dönüşmüş. Fakat sert kuyruklar ile yapılan cirit atışları 100 metrenin üzerini aşıp stadyum sınırlarına kadar uzanınca, 1991 yılında, sert kuyruk adı verilen bu ciritlerle yapılan atışlar yasaklanmış.

Günümüzde ise cirit erkeklerde 2.7 metre ve 800 gram ağırlığında, kadınlarda ise 2.3 metre uzunluğunda 600 gram ağırlığındaki çubukların, bir koşma alanı içerisinde hızdan güç alınarak fırlatılmasıyla gerçekleştiriliyor. Biliyoruz aklınıza Hababam Sınıfı'nın Kemal Sunal ile Şener Şen sahnesi geldi 🙂

Disk atma:

Kendisini antik dönem heykellerinde bile gösteren Disk Atma sporuna ilişkin kayıtlar M.Ö 708 yılına kadar uzanıyor.

Miron'un 405 ile 460 yılları arasında yaptığı tahmin edilen Discobolus isimli heykeli de bir disk atıcıyı tasvir eder.

Disk atma ilk kez olimpiyatlara ne zaman girmiştir?

Disk atma ilk kez 1896 yılında olimpiyatlara dahil oldu. Ancak o dönemde kuralları biraz farklıydı. Sporcuların diski sabit pozisyonda fırlatması gerekiyordu. Fakat Çek Atlet Frantisek Janda-Su'nun geliştirdiği modern ve herkes tarafından bilinen dönerek atma tekniği 1906 yılında dikkatleri çekti ve iki yöntem birden aynı olimpiyatta kullanılmaya başlandı. 1912 yılında ise sabit pozisyonda disk atma yönteminden tümüyle vazgeçildi ve modern dönerek atma tekniğiyle yola devam edildi.

İronik şekilde Frantisek Janda-Su, dönerek atma tekniğini Miron'un yaptığı düşünülen Discobolus heykelinden ilham alarak bulmuş. Bu da bir nevi belki de hâlâ eski döneme uygun olarak bu sporun icra edilmeye devam ettiğini gösteriyor olabilir.

Günümüzde 2.5 metrekarelik bir fırlatma alanı içerisinde erkekler 2 kiloluk, kadınlar ise 1 kiloluk diskleri fırlatarak yarışıyorlar.

Gülle atma:

Gülle atma yarışlarının eski çağlarda kayalarla yapıldığı düşünülüyor. Bildiğimiz anlamda gülle fırlatma ise 17. yüzyılda top mermilerinin fırlatılması şeklinde yapılıyor.

Gülle atma ilk ne zaman olimpiyatlarda oynamıştır?

Gülle Atma, 1896 yılında ilk olimpiyatlarla birlikte düzenlenmeye başladı. O günden bu yana çok az değişiklik göstermiş ve erkeklerde 7.26 kadınlarda ise 4 kilogramlık gülleler standart hale gelmiştir.

2.2 metre çapında bir yuvarlak bir fırlatma alanına sahip Gülle Atma yarışında,  kolların açık şekilde gülle atılması yasaklanırken fırlatma teknikleri her sporcuya göre değişiklik gösterebiliyor. Bazı sporcular dönerek atma tekniğini kullanırken bazı sporcular ise "side step" adı verilen sırtı dönük adımlama
tekniğini kullanıyor. Bu da sporcuların bu sporu geliştirmesine ve daha eğlenceli hale getirmesine neden oluyor.

Çekiç atma:

Çekiç atma yarışlarının tarihi ise İrlanda ve İngiltere'nin orta çağ dönemlerine dayanıyor. Bir ipe bağlı ağırlıklarla başlayan Çekiç Atma yarışları, zaman içerisinde tahta bir sapı bulunan demir güllelere dönüşmüş.

Çekiç atma ismini nereden almıştır?

Tahta sapı bulunan demir güllelerin şeklinin çekice benzemesi sebebiyle "çekiç atma" ismi kullanılmaya başlanmış.

Günümüzde ise çekiç atma için, gülle atmada kullanılan güllenin aynısı, bir çelik halat üzerinde bağlanmış şekilde kullanılıyor. Tıpkı gülle atmadaki gibi erkek sporcular 7,26, kadınlar ise 4 kilogram ağırlığındaki topları fırlatıyorlar.


www.acikve.net
www.instagram.com/acikvnet
www.twitter.com/acikve_net
www.facebokk.com/acikvenetinternet


Bir cevap yazın