Anksiyeteyle Mücadelede 10 Etkili Yol

Anksiyete, diğer ismi ile kaygı bozukluğu, günümüzde özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar arasında sık görülen ruhsal problemlerden bir tanesi. Herkesin zaman zaman hissettiği kaygı, stres ve korku gibi durumlarla bir arada görülen anksiyete ile mücadele ederken, basit yöntemlerden yararlanabilirsiniz. Ancak elbette bu sorunla yalnız baş edemeyeceğiniz durumlarda bir uzman yardımına başvurmalısınız. Anksiyete ile baş etmenin yolları nelerdir? Anksiyete bobozuklu nedir? Bu soruların cevabına bakalım.

1 Egzersiz Yapın

Hareket etmek beyindeki mutluluk hormonu olan serotonini artırdığından anksiyete ve strese karşı en önemli silahlardan bir tanesi. Beden sağlığı için de önemli olan egzersizi aktif olarak yapamadığınız durumlarda açık hava yürüyüşleri de iyi gelecektir. Hem kolay hem de etkilerili bu yöntem sayesinde kendinizi çok daha iyi hissedebilirsiniz.

2 Sağlıklı ve Düzenli Beslenin

Beslenme, anksiyete bozukluğu ile mücadele ederken sandığımızdan çok daha büyük bir öneme sahip. Doğru ve sağlıklı beslenmenin beden sağlığımız üzerindeki önemi yadsınamaz ; bununla birlikte beslenme ve psikoloji de birbiriyle çok bağlantılı ve birbirinden çok fazla etkilenen iki kavram. Eksikliği durumunda depresyon belirtileri görülen magnezyum zengini besinler anksiyeteyi de azaltıyor. Magnezyum açısından zengin besinler arasında ıspanak, badem, kabak çekirdeği, fasulye ve susam yer alıyor.

3 Bitkilerin Gücünden Yararlanın!

Şifalı bitkiler anksiyeteyi azaltmaya yardımcı oluyor. Özellikle uyumadan önce içeceğiniz bitki çaylarıyla rahatlayabilir, rahat uyuyup sabaha daha enerjik uyanabilirsiniz. Papatya, melisa, yasemin, lavanta, kekik ve karanfil çayları stres azaltıcı etkileri ile öne çıkıyor.

4 Sevdiklerinizle Zaman Geçirin

“Evden işe işten eve” şeklindeki hayat tarzı ve stres anksiyeteyi azaltmanzın önündeki en büyük engel. Kendinizi, zihninizi ve bedeninizi bir şeylerle ilgilenmeye konsantre etmeniz halinde tüm sıkıntıların azaldığını göreceksiniz. Yalnızlık anksiyeteyi artırıcı bir diğer faktör, bu nedenle mümkün olduğunca ailenizle, arkadaşlarınızla zaman geçirmeye özen gösterin.

5 Uyku Kalitesine Dikkat Edin!

Uyku saatleri, süresi ve kalitesi fiziksel olduğu kadar ruh sağlığı için de büyük önem taşıyor. Yetersiz ve kalitesiz uyku stresi ve anksiyeteyi artıran etkenler arasında yer alıyor. Yaşamınızdan olumsuz duyguları uzak tutmak için düzenli uykuyu ihmal etmeyin.

6 Doğada Zaman Geçirin

Özellikle de İstanbul gibi kalabalık, yorucu ve gürültülü bir şehirde yaşıyorsanız stres ve anksiyete kaçınılmaz olabilir. Bundan uzaklaşmak için fırsat bulduğunuz her an doğaya kaçın. Deniz kenarında yürüyüş yapmak, orman havasını çekip ciğerlerinize depolamak sizi çok iyi hissettirecektir.

7 Stres Veren Ortamlardan Uzaklaşın

İş, ev, toplu ulaşım veya herhangi başka bir yerde sizi girip strese sokacağını hissettiğiniz herhangi bir durumdan uzaklaşmayı tercih edin. Eğer uzaklaşma veya kaçma şansınız yoksa kısa bir sürede olsa açık havaya çıkıp derin bir nefes alın. Derin nefes almak, hem fiziksel hem de ruhsal anlamda sizi rahatlatacaktır.

8 Hayvan Dostlar Edinin

Bir hayvanla zaman geçirmek hatta birlikte yaşamak, gerek yetişkin gerekse çocuk psikolojisi üzerinde olumlu etki yapıyor. Gergin ve kaygılı halinizden kedinizin başını okşayarak veya köpeğinizi yürüyüşe çıkartarak uzaklaşabilirsiniz. Hayvanlar sahiplerine huzur sevgi ve anlayış kazandırır.

9 Kabullenin!

Zaman zaman hepimizin karşı karşıya kaldığı anksiyete ile mücadeleetmekte belkide en önemli anahtar kelime; kabullenmek. Yaşadığınız her neyse, onu kabullenme yoluna gidin. Değiştirmek ve daha iyi hale getirmek için elbette çaba gösterin ancak sizi aşan, değiştiremeyeceğiniz şeyler için kaygı, endişe, üzüntü ve stres duymayı bırakın. Örneğin, yoğun bir trafik ile karşı karşıya kaldığınızda öfkelenmek yerine müzik dinleyerek rahatlamaya çalışın. Olayları akışına bırakın ve hiçbir sorunun ilelebet sürmeyeceğini kendinize hatırlatın.

10 Kafeini Azaltın

Kafein kişinin bedeni ve zihni üzerinde uyarıcı olduğundan anksiyete sorunu yaşayan kişilerin kafeinden uzak durması, bunun yerine su ve maden suyu başta olmak üzere sağlıklı ve rahatlatıcı içeceklere yönelmesi gerekiyor.

“Her işte Bir Hayır Vardır Demelisiniz”

*Eskiden farklı olarak yaşadığınız Her yeni durumu illa tehlikeli ya da zor olacak şeklinde düşünmemeliyiz.

*”Şöyle bir olayla karşılaşırsam çok fena olurum, o durumla baş edemem, dağılırım.” şeklinde beynimizi programlamamalıyız.

*Hayatta hiçbir şey tamamen siyah ya da tamamen beyaz değildir. Hiçbir şey tamamen sıkıntısız değildir. Her şey için biraz emek gerekir.

*Hissettiklerimiz her zaman doğru değildir. Mantığımızı kullanmalıyız, sadece duygularımızın söylediğine inanmak, bizi gerçekçi olmayan korkulara sürükler.

*Düşündüğümüz felaket senaryolarının gerçekleşme olasılığı gerçekte çok düşüktür. Ancak biz olumsuz örnekleri kafamızda büyüterek, gerçekleşme olasılığını kendimizce fazla gibi algılarız.

*Kendimizin ve çevremizin olumsuz özelliklerine odaklanmak yerine, kendimizi “zorlukla baş edebilir” şekilde güçlü algılamalı, olaylarında “üstesinden gelinebilir” olarak daha düşük zorlukta algılamalıyız.

*”Ben artık bir ebeveynim ya da iş sahibiyim ya da şunların sorumluluğu benim üzerimde, ben diğerlerine, çocuklarıma örnek olmak durumundayım. Onların da sağlıklı bireyler olabilmesi için yelkenleri suya indirmeyeceğim, ayakta duracağım “. Şeklinde kendimize telkin vermeliyiz.

*Kendimizin ve başkalarının özelliklerinin mükemmel olmasını beklememeli, herşeyi olabildiği ölçüde benimsemeli sevmeliyiz.

*Bazı olumsuz şeyler sonrasında olumlu olaylar gelebilir; başkalarını ya da kendimizi gereksiz yere yıpratmamalıyız. Eskilerin dediği gibi, bazı olumsuz durumlarda “her işte bir hayır vardır.” Yaklaşımı isabetli bir yaklaşımdır.

 

 

Www.acikve.net
Www.instagram.com/acikvnet
Www.twitter.com/acikve_net
Www.facebokk.com/acikvenet

 

Bir cevap yazın