Anadolu'daki ilk Türk Camisi: Ebu'l Menuçehr Camii

Yaşadığımız bu Anadolu topraklarının her bir zerresi tarih kokuyor. Ülkemizin her köşesinde atalarımızdan bize kalan tarihi eserler var. Bize düşen en büyük görev bu önemli mirasları korumak ve sahip çıkmaktır.    

Ani şehri, 1048 yılında İbrahim Yınal (Selçuklu ailesinden  Türk beyi), 1055 yılında Tuğrul Bey (Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk sultanıdır) tarafından kuşatılır fakat Ani şehrini ele geçiremezler.

16 Ağustos 1064 yılında Sultan Alparslan tarafından 25 gün süren kuşatma sonucunda şehir artık Büyük Selçuklu Devleti topraklarına katılmıştır.

Bu kuşatma ile fethedilemez şehir efsanesini yıkan Sultan Alparslan 26 Ağustos Malazgirt Meydan Muhaberesi'nde Ani şehrini askeri barınak, kışlak olarak kullanmıştır. Ani şehrini kuşatan Sultan Alparslan, Katedral kilisesini camiye çevirmiş, ismini Fethiye Cami olarak değiştirmiştir ve ilk Cuma namazını burada kılmıştır. Ani şehri ‘Türklerin ele geçirdiği ilk şehir’ unvanına sahiptir.    

1064 yılında fethedilen Ani şehrinin idaresi Sultan Alparslan tarafından, Şeddat Oğulları Beyliği'ne bırakılmıştır. Şehrin idaresini alan Şeddatlı Emiri Ebu’l Esvar’ın oğlu Menuçehr şehri imar etmiştir.

Şeddadilerden ilk Ani beyi Ebu Menuçehr tarafından (1071-1072 yıllarında inşa edildiği düşünülen) Anadolu’daki ilk Türk camisi ''Ebu’l Menuçehr Camii'' yaptırılmıştır. Ebu'l Menuçihr Camii'nin ismi buradan gelmektedir. 

Kars şehir merkezine 45 kilometre uzaklıkta bulunan Ani Ören Yeri, iç kaleye çıkan yolun güneyinde yer alan plato üzerine inşa edilen Ebu’l Menuçehr Camisi, günümüze kadar sağlam bir şekilde ulaşmayı başaran en eski Selçuklu dönemine ait eserlerden biridir.  

Caminin minaresi sekizgen planlıdır. İçeriden 99 basamaklı spiral merdivenle yukarı çıkılmaktadır. Minarenin tepesinde şerefe bölümüne ulaşılır. Doğuda bulunan ikinci bir sıra ile caminin içindeki sultan mahfiline yani hükümdarların namaz kılmaları için ayrılmış özel ibadet yerine çıkılır.Caminin tamamı tüf taşı kullanılarak inşa edilmiştir. Caminin harim (namaz kılmaya ayrılan bölüm) alanı dikdörtgen planlıdır. 

Menuçehr cami, beş sütunla üç sahına (İslam mimarisinde etrafı duvar veya revaklarla çevrili avlu) ayrılmıştır ve sahınların içindeki her bölüm kare planlıdır.

Bu bölümlerin üzeri ise tasarımı farklı tonozlarla (kemerlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan tavan örtüsü) örtülmüştür. Caminin tavanında Selçuklu dönemi yıldız motifleri bulunur.   

Camiye kuzeybatı köşesinde bulunan kapıdan girilmektedir. Yapıya ait kuzey cephesinde ikinci bir kapı daha vardır. Bu kapı minareye açılan bir giriştir. Caminin minaresinde kufi hat sanatı ile ‘Bismillah’ yazısı bulunur.  

Minarenin gövdesinde camiye ait iki tane kitabe bulunmaktadır. Camiye ait kitabede bu bilgilere rastlanmıştır:

"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla. Bu mescid ve minarenin yapılması büyük emir Savr oğlu Şücauddevle Ebu Suca Manuçehr tarafından Efendimiz, Ulu Sultan, Büyük Sehinsah Doğunun ve Batının Sultanı Fetih babası Alparslan oğlu Melik Şah'ın zamanında emredildi."  (kaynak: kulturportalı.gov.tr)

Caminin içeri yapı gövdesinde bulunan belirli aralıklarla yerleştirilmiş pencerelerle aydınlatılmıştır. Bu pencereler dışında merkez kubbe üzerinde küçük açıklıklarla caminin içi ışıklandırılmıştır. Menuçehr caminin arka tarafında bazı mezarlar ve mezar taşları bulunmaktadır.    

Ebu’l Menuçehr Cami 2012 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Geçici Listesi'ne alınmıştır. Daha sonra 2016 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne girmiştir. Menuçihr Camii Dünya Mirası tescil edilmiştir.

Ayrıca Menuçehr Camisinin etrafından kazı çalışmaları da yapılmaktadır. Bölgede başlatılan kazı çalışmaları 4 ayrı noktada sürdürülüyor. Yapılan kazı çalışmaları esnasında sırlı ve sırsız seramik parçaları, motifli ve süslemeli seramikler bulunmuştur. Ayrıca Selçuklu dönemine ve İslami döneme ait sikkeler de bulunmuştur.   

UNESCO listesindeki Anadolu’daki ilk Türk cami olan Ebu’l Menuçehr Camisi restore edilecektir. 2 yıl sürmesi beklenen restorasyon işlemi için restorasyonu sağlayacak protokolün imza töreni yapıldı. Yapının restorasyonunun ardından Ebu’l Menuçehr Camisi ibadete açılacaktır. Böylece Tarihine sahip çıkan bir Türk Devleti olarak Sultan Alparslan'ın cuma namazı kıldığı bu topraklarda bizlerinde cuma namazı kılacağımız günler nasip olacaktır. 


3 Yorum

  1. Yine kendime bilgi kattim sayenizde Berfin Hanim. Yazilariniz cok guzel ve hos bir anlatimla aciklamissiniz tesekkur ederim bir sorum olacak şeddadiler kürt müdür

    1. Merhaba içten ve olumlu yorumunuz için teşekkür ederim. Şeddadiler yaklaşık 220 yıl hüküm sürmüş müslüman kürt hanedanıdır.

Bir cevap yazın