Akik Taşı, Akik Taşı Özellikleri Nedir? Akik Taşı Faydaları Nelerdir?

Akik Taşı

Akik Taşı Özellikleri Nedir?

Akik, doğada çok bulanan, yarı değerli silis minerali. Değişik renkte, saydam ya da mat şeritler halinde katmanlaşmış bir kalsedon(*) türü olan akiğin temel yapısı kuvarstır ve genel olarak bu minarelin fiziksel özelliklerini taşır.

Akik yeryüzünün hemen her yerinde genellikle yüzey kayaçlarının ya da çok eski lavların oyuklarında bulunur. Bu tür akiklerde, üst üste dizilmiş renkli şeritler oyuğun kenarlarına az çok paralel bir katmanlaşma gösterir. Akiğin oluşumu, büyük olasılıkla lavların soğuması sırasında, su buharı ve gazların kabarcıklar oluşturmasıyla başlar. Ani bir katılaşma sonucunda bu kabarcıklar donarak mineral kütlesi içinde boşluklar oluşturur. Kayacın katılaşmasından çok sonra, büyük bir olasılıkla alkali silikat yapısında ve çözelti halinde silis (*) taşıyan su, bu boşluklara sızar ve silis jeli halinde katılaşır. Sonraki aşamada demirli kayacın çözünür bileşenleri de silis jelinin içine yayılarak düzenli demir hidroksit katmanları oluşturur. En sonunda, bir yandan su kaybı, öbür yandan silisin büyük bir bölümünün kuvars ve çakmaktaşı halinde kristalleşmesiyle bütün kütle giderek katılaşır. Silisin kristalleşmesi sırasında renkli şeritler hiç bozulmadan kalır. Akik türleri, mineral kütlesinin dikine kesitinde kolayca görülen bu şeritlerin kendine özgü renk ve biçimleriyle nitelenir. Renkli şeritler çizgili akiğin kesitinde düz çizgiler haline uzanır. Beyaz şeritlerin dönüşümlü olarak siyah, kahverengi ya da kırmızı şeritlerle birlikte bulunduğu akiklere oniks (*) adı verilir. Halkalı ya da gözlü akiklerde çeşitli renklerdeki şeritler eşmerkezli çemberler oluşturacak biçimde sıralanır. İçinde, ipliği ya da bitki dallarını, özelikle yosunu andıracak biçimde dağılmış yeşil bir madde bulunan akik türüne yosunlu akik (*) ya da Moka taşı denir.

Akik işleme sanayisi yüzyıllar önce, bugün Almanya sınırları içinde bulunan Idar-Oberstein yöresinde gelişmiş, 1900’den sonra akik üretiminde ilk sıraları Brezilya ve Uruguay almıştır. Mat gri tonlardaki renkleri nedeniyle çok çekici olmayan akik taşları, genellikle canlı renklerle boyandıktan sonra süs eşyası yapımında kullanılır.

Türkiye’de hemen hemen her bölgesinde de akik taşına rastlanmaktadır.

Yüce Allah’ın yeryüzüne gönderdiği bütün peygamberlerin akik taşını kullanıldığı rivayet olunur.

Peygamber Efendimiz s.a.v’e ait olan akik taşı

(İstanbul – Topkapı Sarayı Müzesi)

Akik taşı Peygamber Efendimiz s.a.v’in mühür olarak kullanmış olduğu yüzük ise akik taşı olduğu rivayet olunur.

Akik taşının islam ülkelerinde en çok kullanılan ve tercih edilen taşlardan birisi akiktir.

Akik taşı şifalı bir taştır.

Akik Taşının Faydaları

• Akik taşı resim çeken bir taştır. Akik taşı yanındaki birşeyin resmini çeker. Bir şimşek anında yüce Allah’ın adını lafzayı celal çekmiş olan taş akiktir.

• Sıkıntı ve stresi yok eder.

• İnsanın üzerinde bulunan negatif enerjiyi alır.

• Nazara karşı adeta bir kalkan görevi görür. Nazara karşı kişiyi korur. Nazar hasabiyle kişiye karşı taraftan gelen olumsuz olan negatif enerjiyi taş kendine çekerek çatlar ya da kırılır.

• Ruhsal olarak kişiyi koruyan bir taştır.

• Akik taşını üzerinde taşıyan kişiyi tehlikelerden korur.

• Uykusuzluğa da iyi gelir.

• Akik yüzük takmak bereket getirir.

• Kalbteki sıkıntıya ve hastalığa iyi gelir.

• Ağrıları azaltıcı özelliği vardır. Kemik ağrısı çekenlerin bu taşı kullanmaları ağrıların azaltır.

• Kişiyi zinde tutar. Pozitif olmasını sağlar.

• Akik tam bir denge taşıdır.

• Tansiyonu da dengede tutar.

• Damarlarında bir sıkıntı olanlar bu taşı üzerinde bulundurmaları onlara çok fayda sağlayacaktır.

Akik taşının daha birçok sayamayacağımız kadar şifalı ve faydalı bir taş olduğunu bütün peygamberlerin bu taşı kullanmalarından ötürü mutlak bereketi şifası ve kişiyi olumlu pozitif bir enerji vererek başarıyı ve gücü temsil ettiğini söylemek yerinde bir tabir olur.

Kainatta yüce Allah’ın yarattığı herşeyin mutlak bir şifası ve faydası olduğu muhakkakdır.

Selâm ve Dua ile Kalın…

 


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın