2020 Yılı Fıtır Sadakası Miktarı Ne Kadardır? Fıtır Sadakası Nedir? Fıtır Sadakası Kimlere Verilir? Kimlere Verilmez?

Fıtır Sadakası

2020 Yılı Fıtır Sadakası Miktarı Ne Kadardır?

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Yüksek Kurulu 2020 yılının fıtır sadakası yani fitre miktarını belirledi. Bu yıl ki, asgari fitre miktarı 27 lira olarak açıklandı.

Ramazan ayı boyunca oruç tutamayan bir müslüman din kardeşlerimizin de tutamadığı oruç için günlük olarak 27 lira ödeyecektir. Kaç gün oruç tutamadıysa ona göre hesaplayıp fitresini vermek ile dinen yükümlüdür.

Örneğin bu yıl 30 gün oruç tutamayan bir müslümanın vermesi gereken fitre miktarı 810 lira olarak ödeyecektir.

2020 Yılı Oruç Tutamayanlar İçin Vermesi Gereken Fıtır Sadakası Hesabı Şöyle Yapılır:

27×30=810

Fıtır Sadakası Kimlere Verilmesi Uygun Olur?

Fıtır Sadakası en makbulu ilk başta akrabalardaki fakirlere eğer akraba yoksa yakın çevredeki komşulara ya da ihtiyaç sahibi fakir yoksul bir insan bulunarak ona fıtır sadakası verilir.

Fıtır Sadakası Kimlere Verilir?

Amca, dayı, teyze, hala, gelin, damat, kayınbirader, kayinvalide, kayınbeder ve diğer akrabalara verilir.

Fıtır Sadakası Kimlere Verilmez?

Anne ve babaya, dede ve büyükanne, evlada ve toruna, eşe ve kâfir olan birine fitre verilmez.

Dini yönden 81 gram altın yani nisap miktarı parası bulunan dinen zengin olan bir müslümana fıtır sadakası verilmez.

Sadaka-i Fıtır Varoluş Sadakası

Kays b. Sa'd anlatıyor:

"Resûllullah (sav) zekât emri indirilmeden önce bize fıtır sadakası vermemizi emretti. Sonra zekât emri inince bize (fıtır sadakasını) ne emretti ne de bizi (bu sadakayı vermekten) menetti. Biz de fıtır sadakası vermeye devam ediyoruz."
(N2509 Nesâî, Zekât, 35; IM1828 İbn Mâce, Zekât,21)

İbn Ömer (ra) şöyle demiştir:

"Allah Resûlü (sav) fıtır zekâtinı köle-hür, erkek-kadın ve küçük-büyük bütün Müslümanlara bir sa' hurma yahut bir sa' arpa miktarı farz kıldı. Ve bunun, insanlar bayram namazına çıkmadan önce verilmesini emretti."
(B1503 Buhârî, Zekât, 70)

Fıtır Sadakası Nedir?

"Fıtrat" kelimesinin, yarmak, ikiye ayırmak, kesmek, yaratmak, icat etmek mânâlarına geldiği" dikkate alınırsa "fıtır sadakası" ifadeside şu iki mânâ ön plana çıkmaktadır. Birincisi; fıtır, "oruc bozma" veya "Ramazan'ın sona ermesi" anlamlarında kullanıldığı için bu sadakaya fıtır sadakası denmektedir.
Nitekim Basralı âlim Hasan Basrî'nin aktardığına göre sahâbeden Abdullah b. Abbâs Basra'da vali iken Ramazan'ın sonunda yaptığı bir konuşmasında Müslümanlara hitaben, "Orucunuzun zekâtı olan fitrenizi veriniz." demiştir.

Diğer yandan; fitratın, kişinin yaratıldığı tabiatı ve özünü ifade etmesine paralel olarak "can veya baş zekâtı/sadakası" anlamında (sadakatü'n-nüfûs) kullandığı için bu isim verilmiştir. Bu bakımdan fıtır sadakası, kişinin, hem kendisinin hem de velâyeti altındakilerin canını bağışladığı için Allah'a bir şükran borcunu ifade etmektedir. Bu sadaka, hadis kaynaklarında daha çok "fıtır sadakası" "fıtır zekâtı" "oruç zekâtı" ve "Ramazan sadakası" şeklinde geçmektedir.

LA38/3442 İbn Manzûr, Lisânü'l-Arab, XXXVIII, 3432.)
(N2510 Nesâî, Zekât, 36; HM3291 İbn Hanbel, I, 351.)
(AU9/153 Aynî, Umdetü'l-kârî, IX, 153.)
(B1511 Buhârî, Zekât, 77; M2276 Müslim, Zekât, 10.)
(B1503 Buhârî, Zekât, 70; M2278-79 Müslim, Zekât, 12-13.)
(N2510 Nesâî, Zekât, 36.)
(HM 3291 İbn Hanbel, I, 351

"Fıtır sadakasının yıllık oluşu, Ramazan ayı gibi insanların ibadete yoğunlaştığı, ruhanî hayata da özen gösterdiği bir zamanda ödenmesi son derece anlamlıdır. Fıtır sadakası, gündüzü oruçla, geceyi namazla ihya edilen Ramazan ayınnın bereketidir. Oruç ile bedenini arındıran Müslüman, Fıtır sadakası ile de bayrama erişmenin şükrünü eda eder.

İbn Abbas şöyle demiştir:

"Resûllullah (sav) hem oruçluyi (işlediği) faydasız fiilerden ve (söylediği) kötü sözlerden temizlemek, hem de fakirlerr gıda (temin etmek) üzere fıtır zekâtını farz kıldı. Artık kim bunu bayram namazı önce öderse, o makbul bir zekâttır. Kim de bunu bayram namazından sonra öderse, o sadakalardan bir sadakadır."
(D1609 Ebû Dâvûd, Zekât, 18; İM1827 İbn Mâce, Zekât, 21)

"Fıtır sadakası bayramdan önce verilmesi istenmektedir. Böylece fakir Müslümanların yiyecek ve giyecek gibi bayram ihtiyaçları giderilmiş ve onlara bayram sevinci tattırılmış olacaktır. Fakirler bu sayede bayrama hazırlıklı girecek, bayramda kendilerini yalnız ve garip hissetmeyeceklerdir.

Abdullah b. Ömer, Allah Resûlü'nün (sav);

Ashâbına fıtır sadakasından yedirmedikçe Ramazan Bayramı günü (bayram namazına) çıkmadığını nakletmektedir."
(İM1755 İbn Mâce, Sıyâm, 49)

"Ramazan ayının son günü güneşin batması Ramazan ayının bitmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla fıtır sadakasının -Peygamberimizin uygulamasına binaen- bayram namazına gitmeden önce verilmesi müstehaptır. Bununla birlikte bilginler, yine Hz. Peygamber'in hadislerinde ifade edilen yoksulların ihtiyaçlarının giderilmesi amacına uygun olarak fitrenin bayramdan bir iki gün önce verilmesini teşvik etmişlerdir. Fitrenin bayramın birinci gününden sonraya bırakılması isr caiz değildir. Ancak zamanında ödenmemiş olmasından dolayı fitre yükümlülüğü sona ermez,"
her hâlükârda er ya da geç ödenmesi gerekir.
(TDV İlmihal, I, 506.)

Selâm ve Dua ile Kalın...

 


Bir cevap yazın