10 Maddede Mümin Genç Nasıl Olmalıdır?

10 Maddede Mümin Genç

Allah’u Teâla yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de biz kullara bildirdiği mümin gencin belli başlı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz ;

1.) İHLÂS

“İş, davranış ve ibadetleri gösteriş ve çıkar kaygılarından arındırıp sadece Allah rızası için” yapmak mânâsına gelen ihlâs, “Kur’an’da peygamberlerin başlıca nitelikleri arasında sayılmış”

N3142 Nesâî, Cihâd, 24.

Yûsuf, 12/24, Meryem, 19/51; Sâd, 38/45-46

“ve âyetlerde ihlâslı kimselerden övgüyle söz edilmiştir.”

Nisâ, 4/146; Bakara, 2/112.

Sözlükte, saf, katışıksız, arı ve duru olmak gibi anlamları öne çıkan “ihlâs”  kavramı bazı âyetlerde , “muhlisîne lehü’d-dîn” yani “dini yalnızca Allah’a has kılmak” şeklinde ifade edilmiş”

A’râf, 7/29; Yûnus, 10/22; Mü’min, 40/14,65.

“ve bununla inancın, kulluğun ve itaatin, âlemlerin Rabbi olan Allah’a özgü kılınması gerektiği vurgulanmıştır. Bu anlamıyla ihlâs, inançta samimi olmak, yani kullukta Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaktır. Çünkü her kim Rabbine kavuşmayı arzu ediyorsa iyi iş yapmalı ve Rabbine kullukta O’na hiçbir şeyi ortak koşmamalıdır.”

Kehf, 18/110.

İhlâs Birşeyin saf temiz ve arıtılmış hale getirmektir. Kalbi saf etmek… Çıkar ve şöhret amacı gütmeden içten riyasız, samimi bir sevgi ve bağlılık, yapılan ibadet ve işlerde gösterişe yer vermemek, ibadet ve tâatda riyadan tamamiyle uzaklaşma hali ve kalbin safhasında da keder veren herşeyden kalbini uzak tutmaktır. Sırf bunları Allah’ın rızasını düşünerek ona göre hareket edip ve yalnızca Allah için ibadet etmektir.

“Birşey karışıklıktan arındığı zaman temiz olur. Saf ve temiz hareketlerede ihlas denir.” …İmam Gazali…

Peygamberimiz Efendimiz (sav):

“Ben Cebrail’den ihlasın ne olduğunu sordum. Şöyle cevap verdi bana:

Bende Aziz ve Celil olan Allah Celle Celalühe “İHLAS NEDİR?” diye sordum o şöyle buyurdu:

“İhlas benim bir sırrımdır. Onu kullarımdan sevdiğim kimselerin kalbine koyarım.”

2.) SABIR

Sabırın anlamı acılara ve üzüntülere ve sıkıntılara katlanmak olup ayrıca başına gelen her bela ve musibetlere karşı dayanma gücü, nefside kötülüklerden uzaklaştırmaya gayret gösterme anlamına gelir…

İslam dininde sabırlı olmak kişinin üstün bir meziyeti olarak kabul görür ve hatta emredilmiştir.

Başa gelen her bela ve musibetlere karşı alçak gönüllü olup, Allah’a sığınarak, isyanda ve itaatsizlikte bulunmadığımız zaman yüce Rabbimiz hoşnut olur bu halimizden.

Bir Âyet-i Kerime’de;

“Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.” buyrulmuştur.

3.) TAKVA

Takvâyı şu şekilde ifade etmek gerekir.    Kalbimizi mâsivâdan, yâni Allâh’tan uzaklaştırcak her türlü işlerden korunarak. Rabbimizin cemâlî tecellîlerin mâkesi hâline gelmektedir.

Takva, mü’min kulun Allâh’ın hıfz-u emânına sığınarak bu dünyada ve âhirette kendisine zarar ve elem verecek bütün herşeyden kişinin kendini koruması ve günahlardan da  sakınarak sâlih amellere sıkı sıkıya sarılma anlamında ifade etmek gerekir.

ÜSTÜNLÜK TAKVÂDADIR

Fahr-i Kâinât Efendimiz (sav) takvânın Hak katındaki yegâne kıymet ve makbûliyet miyârı olduğunu Ebû Zer -radıyallâhu anh-’a hitâben şöyle ifâde buyurmuştur:

“Bak! Sen ne kırmızıdan ne de siyahtan üstün değilsin. Onlara karşı ancak takvâ ile üstün olabilirsin.”

Yine Efendimiz Sallâllâhu Aleyhi Vessellem:

“Sizin en müttakî olanınız benim.” buyurmuş ve hayâtının her safhasında takvâ ölçüleriyle hareket etmiştir.

İşte bu sebeptendir ki; müttakî bir mü’min olabilmek için,Allâh’in Rasûlü gibi onun sünnet-i seniyyesine sımsıkıya sarılıp riâyet etmek gerekir.

Bir ayeti kerime’de buyrulur ki;

“Hep birlikte Allah’ın ipine(Kuran’a) sımsıkı sarılın,parçalanıp bölünmeyin Allah’ın size olan nimetini hatırlayın?…”

Ali-İmran Sûresi : 103. Ayet

4.) ZİKİR

Zikir, hatırlamak, anmak, zihinde tutmak, unutmamak mânâsına gelen Kur’ân kaynaklı bir terimdir. Tasavvufta ise zikir kendisine sıklıkla atıf yapılan bir kavram olarak kullanılır.

Zikir, dille, bedenle ve kalple olmak üzere üç ayrı kısımda mütâlaa edilir. Dilin zikri, Allah Teâlâ’yı güzel esma ve sıfatlarıyla yâd etmek, hamdetmek, tesbih ile Rabbimizi yüceltmek, indirdiği son Kitap Kuranı Kerimi okumak ve O’na ihlaslı bir şekilde duada bulunmaktır.

Bedenin zikri de her bir uzvumuzla  Yaradanımızı anıp her nefes zikrullah diyerek zikir ile meşgul olup yasaklardan kendimizi  alıkoymamızdır.

Kalbin zikri ise dilimizle değilde aşikare gizli içden yapılan zikirdir. Huşu ile Rabbimizi gizliden gizliye kalp ile tesbih etmektir.

5.) DÜŞMANA KARŞI HAZIRLIKLI OL

Âl-i İmrân Suresi : 139. Ayet

“Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.”

Nisâ Sûresi : 104. Ayet

“Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah’tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Enfâl Sûresi : 60. Ayet

“Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah’ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez.”

Muhammed Sûresi : 34. Ayet

“İnkâr eden, Allah yolundan alıkoyan, sonra da inkarcılar olarak ölenler var ya, Allah onları asla bağışlamayacaktır.”

Muhammed Sûresi : 35. Ayet

“Sakın za’f göstermeyin. Üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.”

6.) UYUMLULUK

(Söz, Davranış, Sevgi, Nefret’te)

Yüce dinimiz İslam gerek bireysel hayatta, gerek aile hayatında ve gerekse toplumsal hayatta bir düzen ve intizam oluşturmak istemektedir. Bunu sağlamak içinde insanın vicdanını rahatsız edecek hallerden bizi sakındırmaktadır.

Aile hayatındaki birliği  zedeleyecek söz ve davranışlardan uzak mümin’nin en önemli vasfı olan güven unsurunu tahrip edecek her türlü söz ve davranışlardan kendimizi sakındırmamız gerekir.

Bu Sakınacağımız Davranışlarda Şunlardır:

1.Kibirlenmek

2. Haset Etmek

3.Yalan Söylemek ve Yalancı Şahitlik Etmek

4. İftira Atmak

5. Sú-zanda Bulunmak, Sırları Araştırmak ve Gıybet Etmek

6. Alay ve Hakaret Etmek

7.) İNFAK

(Allah için vermeye hazır olun)

İnfak ne demektir?

İnfak, Allah’ın C.C’un rızasını kazanabilmek için Allah yolunda kendi alın teri ve emeğizle kazandığımız helal kazançlarımızdan ihtiyacı olan insanların hakkını vermektir.

Bu ahir zamanda ümmeti olarak bunu ne kadar yerine getirebiliyoruz? Acaba..

Kazandıklarımızdan İnfak ederken nelere dikkat etmemiz gerekiyor…

İNFAK NEDİR?

İnfak kelimesinin anlamı ise şöyle söylemek gerekir.

Allah Celle Celaluhün rızasını kazanma niyeti ile yapacağımız harcamalarımızda ve yardımlarımızda (maddi, manevi) bulunma manası içerir.

Birde “İnfak” kelimesi taşıdığı mânâ ile iyi birşekilde tahlil edilirse, bu da ibâdetlerimizin bir hikmetinin de,insanın ruhu şahsiyeti ve karakteri bakımından da maddenin esâretinden kurtulup mâneviyâtı maddiyâta hâkim kılması olarak görülebilir.

Bu yönü ile yapılan ibâdetler içinde infâkın rûha sağlamış olduğu en büyük fayda bizlere tabikide “vicdan huzûru”dur. Yani vicdan huzura erince insanda rahata erer…

8.) DİNİ TARTIŞMA VE TARTIŞTIRMA

İlk başta şunu söyleyelim ki; İslamın farz ve haram olan kısımları hakkında tartışmaya girmek hiç doğru bir davranış olamaz. Özellikle imani meseleler konularında tartışma olacak şekilde konuşmalara girmek hiç hoş bir davranış biçimi olmadığı gibi caiz de değildir, Zaten..

Peki Müminler Ne Yapmalı Bu Konuda…

MÜNAKAŞA: Çekişme niyetiyle karşılıklı soru sorup yorum yapmak bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde..

MÜNAZARA: Kuralına uygun davranıp kişilerle karşılıklı konuşup tartışmaktır…

MÜDAVELE-İ EFKÂR: Karşılıklı Fikir alışverişidir.

MUARAZA: Karşı tarafın ileri sürmüş olduğu delile karşı sabır gösterip karşı atağa geçmeden,onun zıddını ispat eder bir şekilde bir delil sunmaktır.

MÜZAKERE: Taraflar birbirlerine konular hakkında hatırlatmalarda bulunurlar.

MÜNAZAA: Ağız kavgası,çekişme, nizalaşma, mücadele gibi…

KARŞILIKLI: Konuşmanın,tarafların niyetlerine, üslûplarına ve samimiyet derecelerine göre aldığı farklı isimler vardır:

Bunların en yaygın olanları, münakaşa, münazara, müzakere, muaraza, münazaa ve müdavele-i efkârdır.

Bunların içinde en verimsiz ve faydasız olanları “münakaşa” ve “münazaa”dır ve maalesef günümüzde en yaygın olanlar da bunlardır.

9.) AİLE PROJELİ OL (İffet teminatı)

Allahü teâlâ, insan neslinin devamı için,erkek ve kadını birbirine karşı cazip kılmıştır. Aynı zamanda, bu kuvvetli duygu karşısında, insanları, dünyada çetin bir imtihana tâbi tutmuştur.

Dünyadaki kısa ömrümüz içinde,en zor imtihan iffet imtihanıdır. Bu imtihanda kazanan bir insan, dünya ve ahiretin kahramanıdır. İnsanların kusursuz olması veya insanın düşüklüğü,daha ziyade iffet işinde belli olur.

Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimin birçok yerinde, iffetini muhafaza edenlere, büyük mükafatlar vaad etmiş, iffetini muhafaza etmeyenlere de, Cehennem azabını göstermiş, iffetsizleri, bir insanı öldüren bir câni ile bir tutmuştur.

Müminlerin vasfını anlatırken de buyuruyor ki:

“Müminler, namazlarını huşu içinde kılar, boş, lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini korur, emanet ve ahidlerine riayet eder.”

Müminun Süresi: 2-3-4-5-6. Ayetler…

10.) CİHAD

Çalışmak, uğraşmak, çabalamak, gayret sarfetmek, İslâm’ın yükselmesi, korunması ve yayılması için her türlü çalışmada bulunmak, uğraşmak, gayret sarfetmek ve bu yolda sıcak ve soğuk savaşa girmektir.

Daha açık bir ifade ile Allah (c.c.) tarafından kullarına verilmiş olan bedenî, malî ve zihnî kuvvetleri Allah yolunda kullanmak, o yolda feda etmektir. İnsanın maddî-manevî bütün varlığını Allah yolunda ortaya koyarak Hakk’ın düşmanlarını ortadan kaldırmak için savaşması İslâm’da cihad farzdır.

Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyuruyor:

“Hoşunuza gitmese de düşmanla savaşmak üzerinize farz kılındı.”

Bakara Sûresi : 216 Ayet

“Herhangi bir fitne kalmayıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla çarpışınız.

“Bakara Sûresi : 193. Ayet

Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah

Ebeden Daima…

Dualarınızı Eksik Etmeyiniz…

www.acikve.net

www.instagram.com/acikvnet

www.twitter.com/acikve_net

www.facebokk.com/acikvenetinternet


"Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir." Hz. Mevlana

Bir cevap yazın